Prof.Dr. İrfan Yılmaz

Her şeyden önce böyle bir gürültüyü ben çok daha önceleri bekliyordum ve eninde sonunda bu kavganın çıkması da kaçınılmazdı. Zira yıllardan beri bilimi istedikleri gibi ideolojik bağlamda yönlendirmeye alışmış bir grup zevâtın ellerinden oyuncakları alınınca ve istedikleri gibi ideolojik bilim yapmanın yolları tıkanınca böyle feryat etmelerine de şaşmamak gerekir. Bu yüzden Tübitak yönetimine karşı yapılan saldırı ve hakaretler haksızdır.

Ülkemizdeki demokratik açılımlara ayak uyduramayan, çığırtkan azınlığın vulger materyalizmleri ve sözde pozitivizmleri adına her zaman tepe tepe kullandıkları bir malzeme bir anda ellerinden çıkma durumuna gelince, böyle fırtınalar koparmalarına da çok şaşmamak gerekir. Bundan sonra ellerindeki bilim maskesi takılmış her türlü ideolojik argümanlarını Tübitak'a saldırmak için kullanacaklardır. Artık Tübitak'ın ne gericiliği, ne yobazlığı kalır!

İdeolojik kaygılarla 'bilimi' yorumlamak...

Acaba gerçekte durum nasıldır? Her şeyden önce derginin adının Bilim ve Teknik olduğunu da unutmayalım! Demek ki, ismi böyle olan bir dergi Bilim'den ve Teknik'ten bahsetmelidir değil mi? Hakkını yemeyelim, hakikaten bu istikamette de oldukça yazı var, tercüme de olsa dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Bilim meraklılarına mâlumat veriyor, gençleri bilime özendiriyor. Fakat bir de bu bilime yapılan yorumlar var ki, işte ideolojik boyut burada başlıyor. Birçok makalenin satır aralarında yapılan yorumlar hep evrimci ve ateist bakış açısına uygun yapılıyor. Evrim zaten çok uzun yıllardır derginin temel tabusu haline gelmişti. Peki evrimden ve Darwin'den bahseden başka dergiler yok mu? Elbette ki var ve olmalı. Meselâ National Geographic ve Geo bunların en başta gelenlerinden. Evrimi kesin ispatlanmış bir kanun gibi takdim edip, aslında materyalist ve ateist düşüncelerine destek yapmak için kullananlar kendi çıkardıkları özel dergilerinde bunu yapabilirler. Nitekim bunlara karşı  Zafer, Köprü, Mercek vs. çok sayıda özel kuruluşun dergisi de evrimi çürütücü ve yanlışlayıcı yayınlar yapmaktadırlar. Demokratik bir ülkede herkesin her görüşü savunma hakkı vardır, ama kendi imkânlarıyla bunun altyapısını oluşturmak mecburiyetindedir. Devlet bu hususta tarafsız olmalıdır. Halbuki Tübitak çıkardığı Bilim-Teknik dergisiyle bunun tam aksine yıllardır devlet imkânlarıyla ve devlet korumasında resmen belli bir ideolojinin borazanlığını yapmaktaydı. Eğer bir derginin adı Bilim-Teknik ise bilim ve teknikten bahsetmelidir.

Geniş anlamda evrim teorisi veya Darwinizm (bütün versiyonlarıyla) ise bilimsellikten çok uzak sadece bir hipotez üzerinde hareket eden inançlar bütünüdür. İçinde bilimi ilgilendiren bazı hususlar (tabii seleksiyon, adaptasyon ve mutasyon gibi) ise kendi olmaları gereken bağlamlarından kopartılıp, aşırı yorumlanarak ideolojiye âlet edilmiştir. Canlılar âleminde bir değişme vardır, türlerin içinde çeşitlilik ve alt türlerin ortaya çıkışında bu mekanizmaların belli bir yeri ve önemi de vardır. Ancak biyolojinin laboratuvara girmeyen, hayat, ölüm, ilk canlı, ilk insan, yeryüzünün ilk hâline ait spekülatif tartışmalar müspet ilim sahasına ait değil, bilim felsefesi ve biyoloji felsefesi gibi sosyal dallarda ele alınması gereken konulardır.

Hiç kimse böyle konuların tartışılmasına karşı çıkmaz, fakat burada yapılan bilim değil, tamamen ideoloji ve dünya görüşü etrafında şekillenen inançların, bilim diye dayatılmasıdır. Devlet eliyle de herhangi bir inancın bilim dergisi içinde dayatılması asla uygun değildir. Evrime bir din gibi inananlar ve tabu kabul ettikleri bu inanca asla söz söyletmek istemeyenlerin yaptıkları en büyük cerbeze "bilimsellik" iddialarıdır. Fakat artık bunu da aklı başında ve dünyayı okumuş hiç kimse kabul etmemektedir. Başta ABD olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde evrime karşı itirazlar hızla yükselmekte, yüzlerce bilim adamı bu hususta yapılan forumlara katılmakta ve imza kampanyalarıyla evrimin bilimsel olmadığını ve hayatı tesadüfi mutasyonlarla izah edemeyeceklerini söylemektedir. Meraklı olanlar internette kısa bir tarama yaparlarsa evrim aleyhine binlerce sayfa doküman bulabilirler. Discovery Institute, Institute for Creation Research, John Templeton gibi birçok kuruluş bu hususta yüzlerce kitap çıkarmış ve çıkarmaktadır. Tabii ki, evrimi bir din gibi savunanların da binlerce sayfası ve kitapları var. Bilim felsefecileri neyin bilim, neyin bilim olmadığı hususunda binlerce yazı yayınlamışlar. Bilim bütün argümanlarıyla temelinden sorgulanıyor. Ne yazık ki, bizim ülkemizde hâlâ tek parti dönemindeki dayatmalarından vazgeçemeyen birtakım insanlar bilimi kullanarak materyalizm inançlarını savunma telâşındadırlar.

Darwin'in getirlerini ve götürülerini tartışabilmek

Bilim varlıklarda cereyan eden hâdiselerin nasıl'ını araştırmak için kontrollü ve tekrarlanabilen deneylerle ve gözlemlerle laboratuvarda faaliyetler yürütür. Ölçümler ve testler yapar ve bunları objektif olarak da yorumlar. Elbette bu faaliyetin laboratuvarda yürütülen bir pozitif yanı vardır, bunu kimse inkâr edip de bilim düşmanlığı yapmaz. Ancak bilimin söylemediklerini, kendi inançları doğrultusunda yorumlayıp, "bundan başka yolu yok, ancak böyle yorumlanır" diye dayatmak antidemokratik rejimlerde olur (bir zamanlar Rusya'da ve Hitler Almanya'sında olduğu gibi). Türkiye ise bu dönemleri çoktan aşmıştır. Artık kimse Darwinizm'i bilimsel bir gerçek olarak dayatamaz. Hayatın ve insanın menşei hususunda yapılan çalışmalara saygı duyarız. Bu çalışmalardan çıkan objektif ilmî tespitler varsa, onları da inceleme sahamıza alırız. Fakat tamamen ideolojik kaygılarla üretilmiş sahte fosillere, yapılmamış deneylere, çarpıtılmış zaman ölçümlerine ve aşırı yorumlanarak ateist bir inanca destek olmak üzere inşa edilmiş düşünceleri "bilim" olarak kabul edemeyiz. Tabii ki, herkes kendi inancı doğrultusunda istediği her şeye istediği gibi yorumlar yapar, ama sadece kendisini ve kendisi gibi düşünenleri bağlar. Ateist ve materyalist inançlarına delil olarak bilimi yorumlamaları da kendilerini bağlar, fakat bunu "kesin ve tartışılmaz bir bilim kanunu" gibi kimseye dayatmamaları gerekir.

Dolayısıyla devletin resmî bir yayın organından da kimse tek taraflı olarak, sadece evrim inancını propaganda eder mahiyette yayın yapamaz. Tübitak idarecileri bu hususta rahat olmalılar, çünkü faydalı bir iş yapmışlardır. Belki şöyle de olabilirdi: Darwin doğumunun 200. yılında bütün dünyada tartışılıyor. Bizim ülkemizde de Darwin ne getirdi, ne götürdü gibi bir soru sorulup, Darwinizm'e inananlardan ve inanmayanlardan eşit sayıda yazı ile bir tartışma platformu açıp, kapakta da "200. yılında hâlâ tartışılan bir teori" başlığıyla verilebilirdi. Ancak inanıyorum ki, böyle bile olsaydı mâlum zevat yine feryada devam edecekti, çünkü onlar bu mevzunun tartışılmasına bile karşılar, tabularına el sürülmesini asla hazmedemezler ve onlara ne yapsanız memnun edemezsiniz.

PROF. DR. İRFAN YILMAZ, Zaman Gazetesi, 13 Mart 2009, Cuma

Paylaşma linkleri