Neo-Darwinizm (Modern Sentetik Teori)
Darwin Teorisi’nin ortaya atıldığı 1850’li yıllarda, genetik yapıyla ilgili bilgiler çok sınırlıydı. Daha sonra Mendel Kanunları’nın açıklanması, DNA ve RNA’nın yapılarının anlaşılması, Darwinizm’in bu bilgilerin ışığında yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Neo-Darwinizm’in esası, “kalıtımla geçen küçük değişikliklerin cereyanı ve yeni karakterleri taşıyan canlının hayat mücadelesinde başarılı olduğu” düşüncesine dayanır72.
Neo-Darwinistlere göre mutasyon olayı, bazen büyük ve kolay fark edilebilen değişiklikler olmakla beraber, bazen fark edilemeyecek kadar küçük değişikliklere de yol açabilir. Küçük mutasyonlar, canlının ortama uyuş kabiliyetini etkilemez. Zararlı olmayan küçük mutasyonlar, yeni döllerde kendileri gibi başka küçük mutasyonlarla bir araya gelebilir ve aynı canlıda toplanırlar. Böylece birçok karakteri bakımından farklı ve eskisine nazaran daha kuvvetli değişik bir canlı teşekkül edebilir. Neo-Darwinistler, mutasyon olayının ender olmadığına, sık sık mutasyonlara rastlanıldığına inanmaktadırlar. Neo-Darwinizm’de, Darwin’in “değişik görünüş veya varyasyon” terimi yerine, “mutasyon” terimi gelmiştir. Bu teoride de “hayat mücadelesi ve seleksiyon” prensipleri aynen muhafaza edilmiştir. Neo-Darwinizm bir bakıma “Darwinizmin mikromutasyonlarla yorumlanması”dır.
Neo-Darwinizm’in Kritiği
Bu teoriye itirazlar genelde, “Darwinizm’den çok farklı bir açıklama getiremediği” yönündedir. Bununla alakalı olarak Macbeth şunu belirtir:
“Evrimciler klasik Darwinizm’i terk etmişlerdir. Fakat onun yerine teklif ettikleri Modern Evrim Teorisi, tabii seleksiyonun bir neticesi olarak ileri sürülen adım adım değişiklikleri açıklamakta yetersizdir. Aslında evrimciler, ‘tabii seleksiyonun ne olduğu’nu kesin şekilde ve inandırıcı olarak ortaya koyamamaktadırlar. Mevcut teorinin yetersizliği ve fosillerin bu teoriyi desteklemeyişi, ‘makro’ ve hatta ‘mikro evrim’ fikrinin bırakılmasına sebep oldu”220.
Yapılan çalışmalarda, “Neo-Darwinizm’in, ihmal edilecek kadar küçük değişikliklerin haricinde önemli bir hususu izah etmeye muktedir olmadığı” belirtilir221.
Bazı araştırıcılar, “gerek Darwinizm’in ve gerekse Neo-Darwinizm’in dogmatik olarak kabulünün, gözlenen olayların başka açıdan açıklama ve yorum yapılmasına mâni olduğu” kanaatindedirler. Nitekim bu hususta Ehrlich şöyle bir değerlendirme yapar:
“Tabiatta gözlenmiş örneklerin sayısı nedir? Modern Evrim Teorisi, bu örneklere ait şimdiye kadar yapılmış olan izahlardan daha iyisini mi yapmaktadır? Hayır. Sadece ‘mümkün olan tek açıklamayı Evrim Teorisi’nin yaptığı’nı kabul, moda hâline geldiğindendir. Günümüzde her şey bu teoriyle izah edilmeye çalışılmaktadır. Bu teorinin dogmatik olarak kabulü, gözlenen olayların daha tatmin edici açıklamasını yapmaya mâni olmaktadır” 222.
Georgia Üniversitesi’nden genetikçi John McDonald, Darwin Teorisi’nin genetik yönden kendilerini bir çıkmaza sürüklediğine işaret etmektedir:
“Genetik alanda son 20 yılda yapılan araştırmalar, bizi Darwin Teorisi’yle ilgili bir paradoksa sürükledi. Doğal popülasyonlarda değişken olarak görünen genler büyük adaptasyonlara bağlı değişikliklere sebep olmamakta, buna rağmen önemli adaptasyon değişikliklerine sebep olan genler doğal popülasyonlarda değişken olarak görünmemektedir” 223.
Chicago Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Bölümü’nden Jerry Coyne, Neo-Darwinizm’le ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapar:
“Neo-Darwinist görüş için çok az delil olduğunu söylemeliyiz. Bu görüşün teorik temelleri ve deneysel delilleri oldukça zayıftır”224.
Avustralyalı genetikçi Miklos da, Evrim Teorisi’nin birtakım varsayımlarla ilgili yorumlardan ibaret olduğuna dikkati çeker:
“Her tarafımızı kuşatmış bu Evrim Teorisi neyi tahmin ediyor? ‘Rastgele mutasyon, seleksiyon katsayısı’ gibi bir avuç dolusu varsayım öne sürerek, zaman içinde gen frekanslarındaki değişiklikleri inceliyor. Bu büyük Evrim Teorisi’nin içeriği gerçekten bu mu?”225
Prof.Dr. Adem Tatlı
72. Şengün, A. Evrim. Sermet Matbaası. Kırklareli. 1984, s.142.
220. Macbeth, N. Darwin Retried. Gambit Ine. Boston. 1971.
221 Grasse, P. L'Evolution du Vivont. Editions Albin Michel, Paris. 1973.
222. Ehrlich, P.R and HOLM, R.W. Science. 1962, Vol.137.p.655.
223. Mcdonald, J.F. The Moleculer Basis of Adaptation, Annual Review of Ecology and Systematics, 1983, 14, 93.
224. Orr, H. A. ve Coyne, J.A.The Genesis of Adaptation: A reassessment. American Naturalist, 1992, 140,726.
225. Miklos, G. L. Emergence of Organizational Complexities During Metazoan Evolution: Perspectives from Moleculer Biology, Paleontology and Neo- “ Darwinism”. Memories of the Association of Australasian Paleontologists, 1993, 15, 28.
Sonraki Başlık: Ümit Verici Yaratık Teorisi (Hopefulmonster)



