Burada evrimden ne kastedildiği önemlidir. Evrim terimi; değişme, başkalaşma, farklılaşma, ilerleme, terakki, tahavvülat, istihale ve  evolüsyon gibi, aralarında değişik nüanslar bulunan pek çok kelime, tâbir ve deyim yerine kullanılmaktadır.

a- Tekamül= Kemale erme

Tekâmül manasında “evrim” kullanılıyorsa, bu manadaki evrim, teori değil, bir kanundur. Tekamül, bir varlığın kendi içersinde kemale ermesi olarak alınır. Mesela, bir elma çekirdeğinin filiz, fidan ve meyveli ağaç haline gelişi tekamülle  ifade edilir. Aynı şekilde, insanın bir hücreden derece derece gelişerek mükemmele ermesi, yine tekamülle açıklanmaktadır.

Yeryüzü de bu şekli birden bire almamıştır. Zaman içerisinde yavaş yavaş tekamül ederek günümüzdeki şekline ulaşmıştır. İşte bütün bu farklılaşmalar yerine tekamül kullanılmaktadır.  Dolayısıyla evrim bu manada alınıyorsa, o teori değil bir kanundur.

b- Tahavvülat

Aynı şekilde, “evrim” terimiyle, tahavvülat, yani hâl değiştirme kastediliyorsa, o da teori değil, bütün kâinatta cereyan eden umumi bir kanundur. Mesela, bir kiraz ağacı  kışın kuru odun gibi bir halde iken, ilk baharda  yeşil elbisesiyle ayrı bir halde,  beyaz çiçekli iken ayrı bir halde, meyveli iken başka bir halde, son baharda sararmış yapraklarıyla da daha ayrı bir haldedir. Bu şekildeki değişiklikler bütün yer yüzünde sergilenmektedir ve bu değişme ve farklılaşmalar teori değil kanundur.

c- Tahavvülat-ı zerrat

 “Evrim” terimiyle, tahavvül-ü zerrat, yani atomların hâl değiştirmesi kastediliyorsa, o da teori değil, bütün kâinatta cereyan eden umumi bir kanundur. Mesela, insan bünyesinde yer alan bir demir atomu, değişik bileşikler halinde çok farklı yolları takip ederek buraya ulaşmıştır. Demir atomu başlangıçta bir kayacın yapısındadır. Bu kayacın toprak şeklinde ayrışmasıyla onun içerisine geçecektir.  Daha sonra bitki tarafından iyon, ya da küçük bileşikler halinde alınacaktır. O bitkiyi hayvanın yemesi halinde, hayvanın vücudunda bileşikler teşkil edecek, o hayvanın insan tarafından yenmesiyle de o demir atomu insana geçmiş olacaktır.

Elementlerin bu şekildeki devri daimi, tahavvülat-ı zerrat (zerrelerin hal değiştirmesi) olarak ifade edilmiştir. Evrimle bu manadaki bir değişiklik kastediliyorsa, o da teori değil, bir kanundur.

Evrimle, evolüsyon manasında, bir canlıdan bir başka canlının tesadüfen meydana geldiği ifade ediliyorsa, böyle bir teşekkülün numunesi kainatta yoktur.

 

Prof. Dr. Adem Tatlı

Paylaşma linkleri