Burada önce Semavi kaynaklara ve özellikle Kur’an-ı Kerim’e göre insanın yaratılışını nazara alacağız. Kur’an-ı Kerim insanın muhtelif yaratılış devrelerinden bahseder. Bunu ana hatlarıyla dörde ayırmak mümkündür:

1- Anne ve babasız yaratılış. Hz. Âdem gibi.

2- Hz. Âdem’den Hz. Havva’nın yaratılışı.

3- Babasız yaratılış. Hz. İsa gibi.

4- Anne ve babalı yaratılış. Günümüzdeki insanların yaratılışı.

 

 

1- Anne ve babasız yaratılış. Hz. Âdem gibi.

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Âdem’in topraktan merhale merhale yaratıldığına dikkat çekilir.

Andolsun Biz insanı kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık”.1

Bu âyet-i kerimelerden, yaratılışın toprakla başladığını, daha sonra bunun çamur hâlini aldığını anlamak mümkün. Bu çamur da süzülerek “çamur özü” hasıl olmuştur.

 “Andolsun ki Biz insanı, çamurdan süzülmüş bir hülasadan (özden) yarattık”.2

Daha sonra balçık hâlini alan bu çamur özünün zamanla değiştiği ifade edilir:

“(İblis): ‘Ben bir salsaldan (kurumuş çamurdan), değişken bir balçıktan (hamein mesnûn) yarattığın insana secde edemem!’ dedi”.3

Hz. Âdem’in yaratılış şekli, bir bakıma günümüzdeki insanın yaratılışına benzerlik gösterir. Midedeki besinlerden spermanın süzülerek çıkarılması gibi, çamur da süzülerek çamur özü (sülale) hasıl edilmiştir. Bir müddet bu hâlde kalan çamur özü, balçık şeklini (hamein mesnûn) almış ve daha sonra katı hâle (salsal) sokulmuştur. Bu devreden sonra kuruyan bu balçığa insan şekli verildiğini anlıyoruz.

 “Sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere: ‘Âdem’e secde edin’ dedik”.4

2- Hz. Âdem’den Hz. Havva’nın yaratılışı.

Kur'an-ı Kerim'e göre Hz. Adem yaratıldıktan sonra onun eğe kemiğinden Hz. Havva’nın yaratıldığını nazara verir. Bir imtihan sonuncunda Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın, yer yüzüne Cennet’ten gönderildiklerini belirtmektedir.

Bir rivayette Hz. Havva 20 doğum yapmış ve her doğumda bir erkek bir kız doğurmuştur. Cenab-ı Hak,  aynı batında doğanların birbirleriyle evlenmelerini yasaklamış, önce veya sonra doğanlar birbirleriyle evlenebilmişlerdir. İnsanlar belli bir sayıya ulaşınca Allah, kardeşler arasındaki bu evlenmeyi yasaklamıştır. 

3- Babasız yaratılış. Hz. İsa gibi.

Hz. İsa ile Hz. Âdem’in yaratılışlarına da şöyle temas edilir:

Şüphe yok ki, Allah Teâla’nın nezdinde İsa’nın hâli, Âdem’in hâli gibidir ki, onu topraktan yarattı, sonra ona ‘ol’ dedi, o da oluverdi”.5

Burada ilk dikkati çeken husus, insanın yaratılışında, günümüzdeki üreme kanunlarına tâbi tutulmayışıdır. Yani Cenab-ı Hak, yaratma hususunda ihtiyar sahibi olduğunu, kanunlarını dilediği şekilde değiştirebileceğini, varlıkları bağımsız ve kayıtsız yaratabileceğini göstermektedir. Nitekim bugün de genel üreme kanununa tâbi olmayan pek çok canlı mevcuttur. Yani, anne olmadan, ya da baba olmadan yaratılan canlılar vardır. Arılar buna misal teşkil ederler. Ana arı, belli bir devrede, erkekle çiftleşir. Çiftleşme sonunda spermler, sperm keseciğinde toplanır. Daha sonra bu ana arı yumurtlama esnasında,  yumurta kanalına sperm salınırsa yumurta döllenmiş olur ve bu yumurtalardan dişi arılar çıkar. Şayet yumurta kanalında yumurta döllenmemişse, bu yumurtalardan da erkek arılar hasıl olurlar. Yani erkek arılar babasız dünyaya gelmektedirler.

4- Anne ve babalı yaratılış. Günümüzdeki insanların yaratılışı.

Bizler anne va babalı olarak yaratıldık. Bu yaratılışımız merhale merhale, yani devre devre olmuştur. Nitekim bir ayette şöyle buyrulur:

Hâl­buki O, sizi çeşitli merhaleler hâlinde yarattı .6

Önce anne karnında yumurta, babada sperm şeklinde, daha sonra bunların birleşmesiyle  hasıl olan tek hücre halinde idik. Zigot adı verilen bu tek hücre bölünerek çoğaldı. Çok hücreli bu yapıda dokular ve organlar teşekkül etmeye başladı. İnsan bu safhalarda,  bitki ve hayvanlarda olduğu gibi, büyüme, gelişme ve farklılaşma kanunlarına tâbidir.

Bu tedricî, yani kademe kademe tamamlanış Kur’an’da şöyle ifade edilir:

“Sonra onu nutfe hâlinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık (insan) yaptık”.7

Şu âyet-i kerimede de yaratılışın bütün safhalarına işaret edilir:

Ey insanlar! Eğer öldükten sonra dirilmek hususunda herhangi bir şüphe içinde iseniz, şu muhakkaktır ki Biz sizi(n aslınızı) topraktan, sonra (onun neslini) insan suyundan (spermadan), sonra alaka (yapışkan şey)’dan, daha sonra da hilkati belli belirsiz bir çiğnem etten yarattık (ve bunları) size (kudretimizin kemalini) apaçık gösterelim diye (yaptık), sizi dileyeceğimiz muayyen bir vakte kadar rahimlerde tutuyoruz, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz”. 8

Prof. Dr. Adem Tatlı

------------------------------------------------------------------

1.  Hicr/26.
2.  Mü’minun/12.
3.  Hicr/33.
4.  Arâf/11. 
5.  Âl-i İmran/59.
6
.  Nuh/14.
7.
 Mü’minun/13-14.
8. 
Hacc/5.

Paylaşma linkleri