Sorularla Evrim
Hayat, yeryüzünde ilk defa nasıl meydana gelmiştir? Hayatın kaynağı elementlerde midir? Canlılar başka gezegenlerden gelmiş olamaz mı? Hücrelerin tesadüfen oluşması ihtimali var mıdır? Evrimci felsefe varlıkların ortaya çıkışını nasıl açıklamaktadır? Tabiat nedir? Kâinat nasıl yaratılmıştır? Genetik kopyalama nedir? Darwinizmin, ya da evrim teorisinin esası nedir? Tabiattaki kötülük problemine Darwin nasıl bir çözüm getirmiştir? Kainatta evrim var mıdır? Evrimcilerle yaratılışçılar arasındaki fikri tartışmanın temelinde yatan nedir? Bilimin sadece sebep sonuç ilişkisiyle insanı anlamak mümkün müdür? Evrimcilik çağdaşlık mıdır? İnsanla maymun arasındaki genetik benzerlik %98 midir? Kur'an' da bazı insanların maymuna dönüştürüldüğü ifade ediliyor? Bu evrim değil midir? Evrim ve bilim birbiriyle uyumlu mudur? Bilimsel teorinin özelliği nedir? Günümüzün bilim anlayışı nasıldır? Bilim mi, dogma mı? Evrim mi, ideoloji mi? Evrim teorisi, bilimsel bir teori midir? Darwin taraftarlığı mı, Aristo bağnazlığı mı? Yaratılış ve Evrim Tartışması Niçin İman-İnkar veya Teizm-Ateizm Tartışmasına Yol Açıyor? Canlıların protein yapısı benzerliği, onların aynı kökenden geldiğine delil olur mu? Kenneth Miller'in Evrim Mahkemesi Kendisini Her Konuda Âlim Zanneden Ve Evrimi Dinsizliğe Âlet Eden Evrimciye Cevap Kuyruk sokumu işe yaramayan bir organ mı? Çipura balığı (Sparus aurata) 2 yaşından sonra cinsiyet değiştiriyormuş. Bunun hikmeti ne olabilir? Bu evrimi savunanlara dayanak teşkil etmez mi? Varlıkların mevcut halleri evrimle açıklanabilir mi? İslam alimlerinin evrim görüşü nasıldır? Evrim Teorisi niçin ısrarla müdafaa edilmektedir? Craig Venter haşa yeni canlı yarattığını söylüyor. Bunun İslam’da yeri nedir? Konuyu bilim ve din açısından nasıl değerlendirmek gerekir? Evrim Bir Bilim mi Yoksa Bir İnanç Konusu Mudur? Evrim Bir Din Gibi İnanç Mevzuu İse,Bilim Kitaplarına Nasıl Girmiş Ve Nasıl Savunulmaktadır? Evrimin Bu Derece Öne Çıkarılmasında Darwinin Rolü Ne Oldu? Aynı tür içindeki farklı cinsteki hayvan ve bitkiler ilk yaratıldıkları andan beri hep farklı mıydılar yoksa mesela köpekler(kangal, kurt köpeği ve daha bir sürü farklı cinste köpek) tek bir köpekten mi yaratıldılar da zamanla farklılaştılar.Mesela incir?
Sorularla Yaratılış
Hayat nedir? Kaç tip hayat vardır? Yeryüzünde ilk defa hangi varlıklar görülmüştür? Yaratılışta sebeplerin rolü nedir? Yaratılış sürekli midir? Yaratılışın hakikatini anlamak mümkün mü? Yaratılışta büyük küçük farkı var mıdır? Kâinatın yaşı ne kadardır? Galaksilerin büyüklüğü ne kadardır? İnsan yoktan mı yaratılmaktadır, mevcut maddelerden mi yapılmaktadır? Yoktan var olmaz, var olan yok olmaz mı? İnsanın Yaratılışı nasıl olmuştur? Hz. Adem'in çocukları nasıl çoğalmışlardır? İnsan bedenine ruh ne zaman gelmektedir? Hz. Adem'den önce yer yüzünde insan var mıydı? Hz. Adem'de tek renk ve ırk karakteri olduğu halde, günümüzdeki farklı renk ve ırk karakterleri nasıl ortaya çıkmıştır? Hz. Adem'den günümüze kadar geçen süre nedir? Hz. Adem'in boyu ne kadardı? İnsan konuşma yeteneğini nasıl kazanmıştır? İnsanlık tarihi boyunca yaratılış düşüncesi nasıl bir seyir takip etmiştir? Bilim camiasında dine karşı oluşun sebebi nedir? Bilimle hıristiyan dini ilk defa ne zaman çatışmıştır? Bilimle din çatışır mı? Batı’da niçin sınırlı bir güce sahip ilah anlayışı hakimdir? Allah’ın insanın ne yapacağını önceden bilmiş olması, insanı sorumluluktan kurtarır mı? Allah’ın her şeyi bilmesi, insan özgürlüğünü engellemez mi? Tabiattaki kötülük problemi nedir? Maddeciler maddenin ezeli olduğunu öne sürüyorlar? Bu iddiaya nasıl cevap verebiliriz? İnsanın, aşağı yapılı bir canlının gelişmesinden meydana geldiğini kabul etmek, Kur'an'a ters düşer mi? Akıllı Tasarım kavramı kusursuz yaratılışı ifade etmek için ne kadar uygun? Dinazorlarla insanlar bir arada yaşayabilirler miydi? Hermofroditler hakkında ne düşünüyorsunuz? Mesela bir solucan var, o hem erkek ve dişi özellikleri taşıyor. İlk insandan günümüze kadar geçen süre ne kadardır? Tabiattaki çoğalma tesadüfi midir?
Medyadan Seçilenler

Evrim Teorisi nasıl anlatılmalı?

EVRİM TEORİSİ, bilindiği gibi, bu evrendeki varlıkları nasıl ortaya çıktığını ve günümüze kadar nasıl var olageldiklerine dair çeşidi açıklamalar getirmeye çalışan bir teoridir. Elbette bu varlıkların başında insan gelir.

Görüldüğü gibi, ele alınan konu hem çok geniş ve hem de geçmişle alâkalıdır. Dolayısıyla burada ortaya konacak görüş­ler, laboratuardan elde edilecek deliller değil, tamamen yorum ve değerlendirmelere dayanmaktadır.

Günümüzde ilkokuldan üniversitelere kadar, bütün eğitim birimlerinde bu ve benzer konulara materyalist ve diyalektik bir yaklaşımla cevap verilmeye çalışılır. Yani, "Atomdan ga­laksilere kadar bütün varlıklar, gelişigüzel ve tesadüfen orta­ya çıkmış ve günümüze ulaşmıştır. Her şey tabiat ve tesadü­fün eseridir." şeklinde anlatılır.

Aslında bu yaklaşım tarzının uzun bir geçmişi vardır. Ro­ma Devleti'nin Milâdî 100-150'lili yıllarında Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinin ardından bütün idari, siya­sî ve ilmî, çalışmalar bu dinin kurallarına göre şekillendirili­yordu. Aslında din olarak Hıristiyanlık siyasî ve toplumu ilgilendiren konularda çok fazla prensip ve düstur ortaya koy­muyordu. Fakat bütün boşluklar, din adına, başta papazlar ve idaredeki hâkim sınıflar bir takım kurallar koyarak, âdeta din namına insanlara zulüm ediyorlar, bilimsel düşünceye geçit vermiyorlardı.

İşte böyle bir ortamda 1789 yılında yapılan Fransız İhtila­li, dine ve din adına tahakküm eden hâkim sınıfa karşı bir başkaldırma idi. Bu ihtilalden sonra gerek Avrupa'da ve ge­rekse dünyanın başka yerlerinde fikrî yönden büyük bir de­ğişiklik gündeme geldi. Bütün siyasî, sosyolojik ve ilmî çalış­maların temeli ateizme dayandırılıyordu. Yaratıcı ve din, top­lumun bütün kesimlerinden uzaklaştırılmıştı. Her şey mater­yalist felsefe ile ve tesadüflerle açıklanmaya çalışılıyordu. Hı­ristiyanlık adına ileri sürülen bir takım yanlışlıklara karşı bir çıkış olduğu için, başlangıçta bu materyalist felsefe, geniş ta­raftar bulmuştu. Ama sınır burada kalmadı. İşin doğrusuna yanlışına bakılmadı. Bütün dinlere ve dinle alâkalı her türlü değerlendirme ve açıklamaya karşı savaş açıldı. Öncekiler if­rat etmişti, aşırı gitmişlerdi. Bunlar da tefrit ediyor, asla bir yaratıcı fikrini kabul etmiyorlardı.

1917 yılında Rusya'da yapılan komünist ihtilal kendisine, ateizme ve diyalektik materyalizme bağlı felsefeyi seçmişti. Her şey tesadüf ve tabiatla ifade edilmeli, bir yaratıcının varlığını hatırlatan bütün düşünce ve değerlendirmeler derhal bertaraf edilmeliydi. Bütün dünyaya hâkim olan bu felsefî akım ve düşünce sistemi, 1990' lı yıllarda komünist blokun çöküşüyle büyük bir destekçisini kaybetti. Böylece bilim sa­hasındaki çalışmalar ve düşünce sistemi, yavaş yavaş ideolo­jik platformdan ilmî platforma, yani normal sahasına çekil­meye başladı.

Varlıkların ortaya çıkışında tesadüflerin rolünün bulun­madığı, her şeyin belirli bir plân ve programla, ölçülü ve inti­zamlı olarak bir yaratıcı tarafından yapıldığı dillendirilmeye başlandı. Nitekim son aylarda Amerika'da "Akıllı Tasarım" veya "Bilinçli Dizayn" adı altında yeni ekoller gündeme geldi.

Kâinatta hiçbir şey kararında değildir. Daimî bir faaliyet söz konusudur. Gerek bitkiler, gerek hayvanlar ve gerekse insanlar tek hücre olarak varlık âlemine çıkmakta devamlı olarak değişme ve farklılaşma kanunlarına tâbi tutulmakta­dır. Bütün bu faaliyetleri tesadüf ve tabiatla açıklamaya çalış­mak, ne eğitimciyi ve ne de öğrenciyi tatmin etmemektedir. Bu konudan evrimciler de şikayetçidirler. Pierre Grasse bu rahatsızlığını şöyle dile getirir:

Tesadüf kavramı, ateizm görüntüsü altında, kendisine ta­pınılan bir ilâh hâline gelmiştir.1

Sonuç olarak, Evrim Teorisi, bütün varlıkların plânsız ve programsız şekilde rastlantılar, sonunda, ya da tesadüflerin ürünü olarak ortaya çıktığını, yaratılışçılar ise, atomlardan galaksilere kadar her şeyin şuurlu, plânlı, hikmetli ve gayeli yaratıldığını belirtir. İşte Evrim Teorisiyle dinlerin çatıştığı nokta budur. Bir başka deyişle, yaratılışçılarla evrimciler ara­sındaki düşünce farkı, ilmî metotlarla elde edilen verilerin yorumlanmasındadır.

Materyal her ikisinde de kâinat içindeki varlıklardır. İnce­leme metotları da aynıdır. Ancak, yorum farklıdır. Selimiye'yi Mimar Sinan'nın eseri bilerek incelemek, bu eserin tesadüf ve tabiat ürünü olduğunu kabul ederek incelemekten çok daha akla uygundur. Dolayısıyla, bir hücreyi, ya da hücre içerisin­deki bir organeli bir yaratıcının eseri olarak tetkik etmek, in­celeme ve araştırmaya ket vurma değil, aksine araştırmaya teşvik eder. Çünkü araştırıcı, her şeyin mutlaka bir gayeye ve maksada ve plâna göre yapıldığını düşünür ve varlıklar ara­sındaki o gizli nizam ve intizamı bulmaya çalışır.

Birinci yüzyıldan 16. yüz yıla kadar, kâinattaki varlıkların yapısı din adına açıklanmaya çalışıldı ve bu konuda ifrat edil­di. 17. yüz yıldan 21. yüz yıla kadar da materyalist felsefe hâkimiyeti ele aldı. Bir yaratıcıyı inkâr ederek, her şe­yi tesadüf ve tabiatla açıklamaya çalışarak o da tefrit etti. 21. yüz yıl, akıl, mantık ve ilmin hâkim olduğu bir asırdır. Artık bu asırda, ifrat ve tefritten uzak, her iki görüşün değerlendir­me tarzlarına yer vererek, orta yolun bulunmasına gayret edilmelidir.

Netice olarak, konu ile alâkalananların, ideolojik yakla­şımlardan ve acele yorumlardan kaçınmaları gerekir. Tama­men materyalist felsefeyle meseleleri açıklama yerine, hem materyalist felsefe taraftarlarının ve hem de bir yaratıcıyı ka­bul edenlerin konuya yaklaşım tarzları nazara verilmelidir.

Bu konudaki tartışmaların tamamen ortadan kalkacağını beklemek de çok büyük iyimserlik olur. Buna gerek de yok­tur. Çünkü, farklı düşünce ve yaklaşım tarzları, bilimsel ge­lişmelere yol açar. Esas olan farklı görüş ve düşüncelere saygılı olmak ve onlara karşı tolerans göstermektir.

Bütün dünyanın eğitim sisteminde böyle bir metodun be­nimsenmesi, insanların birbirlerine karşı olan tolerans ve hoşgörüsünü de artıracak ve daha huzurlu ve yaşanılabilir bir dünyanın yolu açılmış olacaktır.

Prof.Dr. Adem Tatlı

 

Dipnotlar:

1- Evolution of Living Organisms. Academic Pres, New York, 1977, s.107.89. H.B.D. Kettleweil, Scientific American, Vol. 200, No. 3, p. 48, 1959.90. Gavin de Beer, Nature, Vol. 206, p. 331, 1956. Harcourt, Brace 8. World, Inc., New York, p. 466, 1965.



Önceki Başlık: Evrimi anlamada nirengi noktaları

Sonraki Başlık: Evrimde Süreç Yanılgısı


Bu yazı için henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumu yapmak için tıklayın.
Haber Grubu Aboneliği Bizi facebook sayfamızdan takip edin RSS akışımıza abone olun, yeniliklerden anında haberdar olun. Feyyaz Grup