EVRİM TEORİSİ, özellikle son 150 yıldır, devamlı tartışma konusu yapılmış, leh ve aleyhinde pek çok şey söylenmiştir. Fakat son on-onbeş yıldır bu teoriye olan hücumlar ve ortaya konan deliller, söz konusu teorinin müdafaasını adetâ im­kânsız hâle getirmiştir. Bu konu ile alâkalı bazı görüşlere bu­rada kısaca temas etmeyi faydalı buluyoruz.

Birçok bilim adamı evrimi bir teori olarak değil, ispatlan­mış bir kanun olarak benimser. Meşhur bîr evrimci olan, California Üniversitesi Zooloji Profesörü, Rus asıllı genetikçi T, Dobzshansky şöyle der;

"Yeryüzünde Evrimin meydana gelmesi, gözlemle değil, tarihi hadiselerle tayin edilir."2

Yine aynı üniversite profesörlerinden ve meşhur bir evrimci olan R. B. Goldschmidt, bununla ilgili olarak şu ifa­deleri kullanır:

"Bitki ve hayvan dünyasının evrimi, hiçbir delile dayandırıl­madan ispat edilmiş bir hakikatmış gibi kabul edilir."3 

On beş yıl evrim üzerinde çalışmış olan Amerikalı biyo­kimya profesörü T. D. Gish, evrimle ilgili görüşünü şöyle di­le getiriyor:

"Hiçbir kimse ne hayatın başlangıcını gözlemiş ve ne de bir balığın kurbağaya veya bir maymunun insana dönüş­tüğüne şahit olmuştur. Dolayısıyla evrim, bir hipotez ola­rak ileriye sürülmüş, fakat asla ispatlanamamış bir düşün­ce tarzıdır."4

Evrimin deney ve gözlemlerle ispatlanamadığını itiraf eden genetikçi Dobzshansky şu ifadeyi kullanır:

"Deney metodlarının evrime uygulanmaması, evrim olay­larının çok uzun zamanda meydana gelmesindendir. Zira bu süre, insan tecrübesini aşmaktadır. Evrimi reddeden­ler, evrim teorisine delil istedikleri zaman, evrimciler ta­rafından ileri sürülen bu imkânsızlıkları tatmin edici bir izah tarzı olarak kabul etmelidirler."5

Buna cevap olarak da Profesör Gish şu görüşü ileri sürer:

"Evrim hadiseleri gözlenemediği ve deneye tâbi tutulamadığından, temel gelişme olaylarını izah için evrimciler işi, geçmiş zamana havale ederler. 'Uzun zaman içinde ol­muştur' derler. Evet, mevcut gelişme ve değişmeler için insan gözlemlerini aşan süreye ihtiyaç vardır. Fakat o zaman evrim, sadece bir hipotez olmaktan öteye geçemez."6

Evrim Teorisi hakkında yapılan bazı yorumlar ise teorinin tamamen bir hipotez olduğunu vurgulamaktadır. Evrimci olan Macbeth şöyle der:

"Darwinizm ilim değildir."7

Birc ise, bu teori için, pozitif bilimlerin dışında ifadesini kullanır:

"Evrim Teorisi pozitif bilimlerin dışındadır."8

Jeolog David D'Armond, evrimci düşüncenin bilimsel ça­lışma prensibiyle hareket etmediğine dikkati çekerek şu de­ğerlendirmeyi yapar:

"Evrimciler, tahminlerini, önce evrimin doğruluğunu ve bir hakikat olduğunu kabul ederek, onun üzerine bina eder. Böylece bu çalışmanın neticesi, sadece başlangıçtaki ka­bul ettiklerini izah etmeye yöneliktir. Bu ise, açık bir şekil­de kanuni kaidelerin, prensiplerin ihlâlidir. Bu şekildeki hareket, kasıtlı bir başlangıç, kusurlu bir temsil, ve hatalı bir mantıktır, istekli ve arzulu bir düşün­cedir."

Darwin de ileri sürdüğü görüşleri hakkında kesin bir bil­giye sahip değildir. Nitekim, 22 Mayıs 1863'te yazmış olduğu bir mektubunda şöyle der:

"Aslında şu anda Tabii Seleksiyon Teorisindeki iddia, ge­nel düşüncelere yaslanmak mecburiyetindedir... Teferru­ata indiğimiz zaman, hiçbir türün dahi evrim neticesinde değiştiğini ispat edemeyiz. Mevcut değişmelerin ise, te­orinin temelindeki izahta olduğu gibi, türün mükemmelleşmesine yarayan değişmeler olduğunu gösteremeyiz. Ayrıca, neden bazı türlerin değişip diğerlerinin değişme­miş olduğunu da açıklığa kavuşturamayız."9

Sadece Darwin değil, onun teorisini benimseyen araştırıcı­lar da Darwinizm'i destekleyen yeterli delilin bulunmadığını zaman zaman ifade etmişlerdir. Bunlardan S. Bateson, 1921 yılında Amerikan İlmî İlerleme Birliği'nin Toronto'daki top­lantısında şunları dile getirmiştir:

"Öğrenciler bize, türlerin kökenini izah etmemiz için soru­lar sordukları zaman, doğru dürüst bir cevap veremiyo­ruz... Çalışmaların neticesinde yeterli delillerin bulunabile­ceğine inanmıştık. Şimdiye kadarki araştırmalar sonunda herhangi bir müsbet netice elde edilemediği gibi, menfi sonuçlar da inkâr edilemeyecek kadar çoğalmıştır."10

İngiliz paleontoloğu Prof. H. F. Osborn'un Evrimi değer­lendirişi oldukça dikkat çekicidir. Şöyle der:

"Evrimin sebeplerini anlamakta her zamankinden daha çok tereddüt içindeyiz. Buffon, Lamarck, Darwin, Weissman ve De Vries'ın teorileri birbiri ardınca çürümüştür. Bi­zim şu anda söyleyebileceğimiz tek şey, tabiatın, İhtimal­ler ve deneylerle vakit kaybetmeyip, hayat mekanizması­nı yaratıcı gücü vasıtasıyla çalıştırmaya devam ettiğidir." 11

Avustralyalı genetikçi Miklos da evrim teorisinin, bir ta­kım varsayımlarla ilgili yorumlardan ibaret olduğuna dikkati çeker:

"Her tarafımızı kuşatmış bu evrim teorisi neyi tahmin edi­yor? Rastgele mutasyon, seleksiyon katsayısı gibi bir avuç dolusu varsayım öne sürerek, zaman içinde gen frekanslarındaki değişiklikleri inceliyor. Bu büyük evrim teorisinin içeriği gerçekten bu mu?" 12

Prof. Dr. Adem Tatlı

Dipnotlar: 

2- Dobzhansky, T.; Science, Vol. 127, s. 1091, 1958.
3- Goldschmidt, R. B.; American Scientist, Vol. 40, s. 84, 1952.
4- Gish, D. T.; Evolution: The Fossiles Say No! Terc. dem Tatlı. Fosiller ve evrim, Cihan Neşriyat, 1984, s. 16.
5- Dobzhansky, T.; American Scientist, Vol. 45, s. 388, 1957.
6- Gish, D. T.; a.g.e.s. 18.
7- Macbeth, N.; American Biology Teacher, s. 496, 1976.
8- Brich, L. C. And P. R. Ehrlich, Nature, vol. 214, s. 1967.
9- Darwin, F. (ed.); the autobiograph of charlers darwin and selected leters, s. 25.
10- Nature dergisi. 28. Eylül 1931.
11- Field, A.N.; The Evolution Hoax exposed. 1971. Tercüme, H. Avanoğlu, Otağyay. 1976.
12- Miklos, G. L. Emergene of Organizational Complexities During Metazoan Evolution: Perspectives from Moleculer Biology, Paleontology and Neo-Darwinism. Memories of the Association of Australasian Paleontologists, 1991, 15, 28.

Paylaşma linkleri