Dr. Veli SIRIM

 

Cansız, ruhsuz, akılsız, şuursuz sayamayacağımız çok sayıdaki atom birleşecek. Çok karmaşık ve modern de değil, eski model bir bisiklet meydana getirecek.

Olur mu?

Düşünmesi ve ihtimal verilmesi bile imkânsız. Biraz aklı olan hiç kimse bunu düşünemez, düşünmeyi abes görür. Hatta komik bulunup gülmeye bile değer bulmaz.

Şimdi bir profesörün, atasını ve Rabbini çoktan kaybetmiş bir ateistin dilinden bisiklet eksenli evrim açıklamasına kulak verelim.

Ancak hemen belirteyim bu yorum, atomların bir şekilde birleşip bisiklet oluşturması ihtimalinden sonraki aşamayla ilgili.

“Bir şekilde bisiklet haline gelmiş bir varlık nasıl olur da evrim geçirip bir arabaya dönüşür?” sorusuna verilen inanılmaz, akıl sınırlarını çoktan aşıp geçen bir cevap:

“Bisiklet canlı organizma olsaydı, her defasında doğal seleksiyonla arabaya dönüşebilirdi… Evrim teorisi, çok küçük değişikliklerin birikip zamanla çok büyük değişime ulaşacağını söyler. Yani öyle bir anda bisiklet arabaya dönüşmemiş. Her defasında yeni nesil bisiklet mutasyona uğrayacak. Bu süreçte doğal seleksiyon daha iyi hale gelen bisikletin hayatta kalmasını diğerinin ise kaybolup gitmesini sağlayacak. Aradan bir milyar sene geçince de dönüşüm tamamlanmış olacak…”

Bu ifadeler, Nesil Yayınları tarafından yayımlanan Dr. Furkan Aydıner’in kaleme aldığı Atasını Kaybeden Ateist isimli kitapta geçiyor. Florida State Üniversitesi Nöro-İktisat ve Mutluluk Araştırmaları Merkezi Direktörlüğünü sürdüren Dr. Aydıner, Darwin’in günümüzdeki en sadık takipçilerinden olup, tıpkı onun gibi hem atasını hem de imanını kaybeden bir akademisyen, Dr. Thomas Carmel’in dilinden aktarılıyor.

Kitabın ana kurgusu Dr. Thomas Carmel ile yazar Aydıner’in Darwin ve onun meşhur evrim teorisi üzerindeki entelektüel seviyede gerçekleştirdikleri uzun soluklu görüşme, tartışma ve değerlendirmelerle şekilleniyor. Dr. Aydıner kitabının içeriğine dair şu bilgileri paylaşıyor:

“Thomas’la tanıştığımızda öncelikle kâinat kitabındaki sayfalarda dolaşarak âlemlerin Rabbini aramaya koyulduk. Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren birçok delili konuştuk. Kâinat kitabı ve Kur’an’dan birçok ayeti müzakere ettik. Ancak, Thomas seküler bilim ve dinsiz felsefenin kalın perdelerini yırtamadığı için hepsini inkâr etti. Allah’ın harikulade eserlerini ve benzersiz icraatlarını tabiata, sebeplere ve tesadüfe havale edip, üzerini kalın perdelerle örtmeye çalıştı. Güneş gibi parlak ayetleri (delilleri) ‘evrim perdesi’yle kapatmaya kalkıştı.

“Aylar süren müzakerelerimizden anladım ki, Thomas’ın Rabbini bulması için öncelikle evrim perdesini yırtması gerekirdi. Yani gerçek atasının kim olduğunu bilmesi gerekirdi. Onun için birlikte atasını arama yolculuğuna çıktık. Ancak, Darwin gibi fosillerde değil, her bir canlıdaki fasıllarda fikri seyahat yaptık. Serüvenimizin notlarını birleştirdiğimizde Atasını Kaybeden Ateist kitabı ortaya çıktı.”

Darwin’in açtığı yolda binlerce bilim adamı yürüdü ve yürümeye devam ediyor. Onun evrim teorisi, modern Batı düşüncesinin her alanını etkiledi. Sosyologlar, sosyal Darwinizmi geliştirdi. Kozmologlar, kâinatın evrimle nasıl oluştuğuna ilişkin kuramlar kurdu. Psikologlar, insan davranışlarını evrimsel kalıntılarla izah etmeye çalıştı. Tıpçılar, Darwinci prensiplerle niye hastalandığımızı açıklama yoluna gitti. Hâsılı, Darwinci dünya görüşünden nasibini almayan hiçbir bilim dalı kalmadı. Dr. Aydıner’e göre, Darwin’in izinde giden milyonlar, Darwin gibi, atasını kaybetmekle kalmadılar, imanlarını da kaybettiler. Öyle ki, bir zamanlar Haçlı Savaşları yapan “Hıristiyan Avrupalılar”, büyük çoğunluk itibariyle “Ateist Avrupalılar”a dönüştü.

Dr. Aydıner bu iddiasının kaynağı olarak Financial Times ve Avrupa Birliği’nin resmi bir yayını olan Eurostat Eurobarometer’de yayınlanan anket sonuçlarını gösteriyor. Bu bilgilerin yanı sıra evrim teorisinin insanları nasıl ateist yaptığına dair önemli ipuçları veriliyor. İşte evrim teorisinin insanları sürüklediği en tehlikeli beş kötü akibet:

1) Hiçbir tanrının varlığına ihtiyaç yoktur.

2) Ölümden sonra hayat yoktur.

3) Etik değerlerin hiçbir temeli yoktur.

4) Hayatın nihai olarak hiçbir anlamı yoktur.

5) İnsanın özgür iradesi diye bir şey yoktur.

Sonuç olarak, Darwin’in 200. doğum yıldönümünde ve onun sadık izleyicilerince “Darwin Yılı” ilan edilen 2009 yılı içinde inadına inkar adına bakalım akıl ve hayal sınırlarını zorlayan ne gibi iddialar, yorumlar ve savunmalara şahid olacağız…

Bisikletten araba olmayı bekleyecek kadar aklı olanlara sabırlar diliyoruz…

Dr. Furkan Aydıner, son kitabı Atasını Kaybeden Ateist ve diğer kitap çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgiye şu adreslerden ulaşabilirsiniz:

 

furkanaydiner@hotmail.com

furkanaydiner@gmail.com

www.rabbiniarayanlar.com

www.nesilyayinlari.com

Dr. Veli SIRIM , Moral Haber, 16/03/2009

 

 

 

Paylaşma linkleri