Erkekte üretilen sperm ile dişinin yumurtasının birleşmesiyle (döllenme) meydana gelen zigotun, Kur'ân-ı Kerîm'deki tabirle (22/5, 23/13) 'nutfe'nin çapı 130–150 µm'dur. Yeni bir insanın başlangıç hücresi olan bu nutfe, arka arkaya gerçekleşen bölünme ve farklılaşmalarla yaklaşık 10 ay sonra doğum safhasına gelmiş bir yavruya dönüşecektir. Şimdi her basamağı bir mu'cize olan bu gelişme süreçlerini adım adım takip edelim:

Gelişen Embriyo
Erkekte üretilen sperm ile dişinin yumurtasının birleşmesiyle (döllenme) meydana gelen zigotun, Kur'ân-ı Kerîm'deki tabirle (22/5, 23/13) 'nutfe'nin çapı 130–150 µm'dur. Yeni bir insanın başlangıç hücresi olan bu nutfe, arka arkaya gerçekleşen bölünme ve farklılaşmalarla yaklaşık 10 ay sonra doğum safhasına gelmiş bir yavruya dönüşecektir. Şimdi her basamağı bir mu'cize olan bu gelişme süreçlerini adım adım takip edelim:


Zigot, yumurta kanalında (oviduct) döllenmeden 30 saat sonra, bir plân dâhilinde yerleşeceği rahime doğru ilerlerken, bölünerek iki hücre hâlini alır, çapı yine yaklaşık 150 µm'dur. 40–50. saatler arasında bu hücreler tekrar ikiye bölünerek dört hücre olur, çap yine aynıdır. Üç gün sonra 16 hücre hâline geldiğinde (morula) çap yine yaklaşık 150 µm'dur. Dördüncü günün sonunda hücre sayısı 50–60 civarına ulaşırken, çap da artar ve 2–3 mm'ye ulaşır. Blastocyst adı verilen bu hücre topluluğu, Kur'ân-ı Kerîm'in tabiriyle (22/5, 96/2) alaka (sülük gibi asılıp tutunan şey) hâline gelmiştir ve rahim duvarına tutunup asılabilecek özelliktedir. Altıncı günün sonunda bu kan pıhtısı görünümündeki embriyo kendisi için hazırlanmış rahim duvarına, bir ağacın kökleriyle toprağa tutunması gibi en dıştaki throphoblast hücreleriyle yapışır (implantasyon).

Yumurta kanalındaki 3–4 günlük seyahatin sonunda rahime (uterus) ulaşan hücre topluluğunda bir taraftan hücrelerin sayısı hızla artarken, bir taraftan da bazı farklılaşmalarla yeni özellikler kazanmaya başlayan hücreler dizilerek germinal tabakalar olarak isimlendirilen, bütün doku ve organları meydana getirecek ektoderm, endoderm ve mezoderm tabakaları ile ilk bağırsak boşluğu teşekkül eder. Gastrula olarak isimlendirilen bu dönem, Kur'ân-ı Kerîm'de (22/5, 23/14) mudga (bir çiğnem et) olarak ifade edilir. 11. günün sonunda embriyo artık tamamen kendisi için kalınlaştırılmış, kanlandırılmış ve ekilmeye hazır toprak hâline getirilmiş rahim duvarına gömülmüştür.






























































Halk arasında dokuz ay on gün olarak bilinen hamilelik dönemi embriyologlarca ay takvimi üzerinden takip edilir. Güneş takviminde aylar 30–31 gündür; ancak ayın hareketlerini esas alan takvimde bir ay 28 gün kabul edildiğinden, hamilelik müddeti her biri dört hafta olan (28 günlük), 10 ay kabul edilir. Ceninin gelişme süreci boyunca göstereceği gelişmelerin normal olup olmadığı da, bu haftalar (40 hafta) üzerinden takip edilir. Bu muhteşem ve apaçık bir mu'cize olan gelişmeleri Tablo-1'den takip edelim.
İki aylık olduktan sonra ceninde temelleri atılan organların yaşa bağlı olarak gelişmesi ve büyümesi başlar. 500 gramın altında olan ve 22. haftadan daha erken doğumlar hayatta kalamamaktadır. Daha büyüklerin ise hayatta kalma ihtimali büyüklük ve gelişmişlikleriyle doğru orantılı olarak artar (Tablo-2).

Bu sürenin sonunda doğuma hazır hâle gelen yavrunun bütün organ ve dokuları eksiksiz, yerli yerindedir. Yavru, doğumdan sonra da hızlı şekilde büyümeye devam eder. Bu süreçte, canlının bir yandan bütün organlarının şekil ve fonksiyonları korunurken diğer yandan da hücrelerinin sayısı artarak yüz trilyona ulaşır. Her gün binlercesine şahit olduğumuz, her biri mu'cize olan doğumların serencamına bakınca, perdeler arkasına gizlenmiş kudrete, ilme, şefkat ve merhamete hayran olmamak mümkün mü?







(Prof.Dr.Arif SARSILMAZ)

Paylaşma linkleri