F:Hiçbir mantık hatası yok. Her şey gayet basit ve açık… Bir gecede gökten düşen milyarlarca sistemli öteki nesneler olsa, elbette onların çok daha yüksek ilim ve kudret sahibi birinin eserleri olduğuna hükmedeceğiz. Tıpkı köyde basit bir kızak yapan köylünün, şehre geldiğinde gördüğü otomobilleri daha mahir bir ustadan bilmesi gibi… Biz doğduğumuzdan beri etrafımızda öteki nesneleri gördüğümüz için onları sıradan eserler olarak algılıyoruz. Oysa dikkatle incelediğimizde her birinin harikulade olduklarını takdir edeceğiz.

 Etrafımızda ki hakiki arabalara hiç kıymet vermeyip oyuncak arabalarla övünen çocuklara benziyoruz.Aklımızı başımıza alıp oyuncak niteliğindeki kendi eserlerimizle harikulade olan öteki eserleri kıyasladığımızda bütün sırlar çözülecek.Rabbimizin kim olduğu bize gündüz gibi aşikar olacaktır.

 

T:Bence köyden gelen biri, araba yapımı hakkında hiçbir bil­gisi yoksa modern arabaları atlara benzetecek ve belki de onlar atlar gibi bir anne ve babadan doğmuştur diyecektir. Böyle demesi gayet makul olacaktır.

 

F:Diyelim ki hayatında hiç araba görmemiş ve teknolojiden haberi olmayan, cahil ancak zeki üç kişiyi dünyanın ücra bir yerinden Amerika’ya getirdik. Her biri arabaları inceledikten sonra bir teori geliştirdiler. A şahsı, “Atlardan çok daha ileri özelliklere sahip olan arabalar insan eseri olamaz. Olsa olsa bir anne ve babadan doğmuştur” dedi. B şahsı, “Arabalar tesadüfen rüzgâr, su ve kumum çarpışmasıyla oluşmuştur” dedi. C şahsı ise, “Araba yapmak daha yüksek ilim ve kudret gerektirdiğine göre, ilmi ve kudreti köydekilerden daha fazla olan akıl, şuur ve hayat sahibi bir usta tarafından yapılmıştır” dedi. Sana göre, bu üç iddianın hangisi daha makuldür?

 

T:Arabanın nasıl meydan geldiğini bilen biri olarak, kendi bilgi ve deneyimime dayalı değerlendirme yapsam C şahsını ma­kul görürüm. Ancak, objektif olarak, temsildeki şahısları kendi koşullarına göre yargılarsam A şahsını daha makul bulurum. Çünkü cahil biri için bu tarz bir yaklaşım son derece makuldür.

 

F:Burada bir noktayı atlıyorsun. Cehaletine verip A şahsını makul görmen, onun doğru söylediği manasına gelmez. A şahsının yaklaşımı, onun doğruluğuna değil, cehaletine delildir.

 

T:Bence senin araba ile canlı organizmaları kıyaslayarak çıkarımda bulunman bile yanlış. Çünkü canlı organizmayla insan yapımı mekanik bir araç arasında çok büyük farklar var. Elma ile armut kıyasına benzer yaptığın. İnsan yapımı olduğunu bil bildiğimiz mekanik bir nesneyle nasıl oluştuğunu bilmediğimiz organik bir nesne mukayese edilemez.

 

F:Niye benzetme yapmayalım ki? Biliyorsun analoji mantıkta kabul gören yaygın bir düşünme metodudur. Küçüklükten beri yapageldiğimiz bir şeydir. Bilinenden hareketle bilin­meyeni tanımaya çalışıyoruz. İki nesne arasında analoji yaparken dikkat edilmesi gereken tek nokta, çıkarımın ortak noktalara dayalı olmasıdır. Yani at ve otomobilin benzer işlevi olan karmaşık nesneler olmasından hareketle analoji yaptı­ğımızda, çıkarımlar da karmaşıklığa dayanmalıdır. 

 

T:Analoji yönteminin geçerli bir mantık yürütme metodu olduğunu kabul ediyorum. Ancak sen yanlış yerde kullanıyorsun. Birbirine çok benzeyen şeyler arasında analoji yapılır. Sen birbirinden çok farklı olan iki şey arasında analoji yapıyorsun.[1]

 

F:Kumdan yapılmış, biri uçan diğeri uçamayan iki araba olsa ikisini birbiriyle kıyaslamak yanlış olur mu?

 

T:Hayır.

 

F:At ve araba da aynı hammaddeden, atomlardan, yapılmıştır. Aralarındaki terk fark atomların dizilişidir. İkisi de ulaşım aracı olduklarına göre, ikisini kıyaslamak kadar makul bir şey olamaz. Bununla ikisi de birdir demek istemiyorum. Elbette ilahi ulaşım aracı olan at, beşeri ulaşım aracı olan arabadan sonsuz derece daha komplike, daha karmaşık bir yapıya sahiptir.O halde araba yapmak için ileri mühendislik bilgisi gerekiyorsa, elbette at yapmak için çok daha ileri seviyede tıp,biyoloji, fizik, mühendislik  gibi farklı ilimleri bilmek gerekir.

 

T:Sen aralarında dağlar kadar fark olan iki nesneyi karşılaştırıyorsun. Oysa biraz önce söylediğim gibi, analoji birbirine çok benzeyen nesneler için kullanılabilir. İnsan ve eşeğin birçok ortak özelliği var. Ancak buna rağmen insan eşektir diyemeyiz.

 

F:Sana katılıyorum. Ancak analoji yaparken, araba ve at aynıdır demiyorum. Sadece ikisi de ilim ve kudret sahibi bir ustanın eseridir, diyorum. Cevabını aradığımız soru ikisinin nasıl var olduklarıyla ilgili. Fonksiyonları itibariyle aynı nesnelerdir demiyorum. Yapılışları itibariyle ikisi de bir ustanın elinden çıkmıştır diyorum. İnsan yapımı son model bir araba ile ilahî bir eser olan at arasında, yapılışları itibariyle, benzerlik ve farkları sayabilir misin?

 

T:Tabii ki! Önce çok az olan benzerliklerden başlayayım. İkisi de aynı temel parçacıklardan, yani atomlardan (veya kuark­lardan) yapılmışlar. İkisinde de aynı doğal kanunlar geçerli. İkisi de temel parçacıkların dizilişiyle elde edilmiş. İkisi de karmaşık bir yapıya sahip. Sanırım temelde bu dört benzerlikten bahsedebiliriz.

 

F:Farkları sayabilir misin?

 

T:Binlerce fark var; şekilleri, büyüklükleri, temel parçacıkların sayısı, parçacıkların dizilişleri... Birisi metal ve plastikten, diğeri çok daha farklı olan organik maddelerden yapılmış. Or Organik ve organik olmayan maddeler arasındaki farklara girmeme gerek yok. Birkaç saat sürer hepsini saymam.

 

F:Listeyi uzatmana gerek yok. At ve araba arasında temelde sadece iki fark var: Birincisi, temel parçacıkların sayısı farklı. İkincisi, temel parçacıkların dizilişi farklı. Saydığın diğer bütün farklar bu iki farktan kaynaklanan “ikincil farklar”dır. Örneğin, metal ve organik maddeler arasındaki farkın kaynağı, ikisindeki temel parçacıkların dizilişindeki farktır. Metalin parçacıklarını organik maddenin parçacıkları gibi dizdiğinde aralarında hiçbir fark kalmayacaktır. Şeker ve tuz dediğin şey aslında tıpa tıp aynıdır. İkisinin de hammaddeleri aynı. Hammaddelerinin dizilişindeki fark, tatlarının farklı olmasını beraberinde getirmiş.

Daha önce söylediğim gibi, bütün nesnelerin temel yapı taşlarına kum taneleri dersek, bu tanelerin kare şeklinde dizilişi şeker tadı veriyorsa, dikdörtgen şeklinde dizilişi de tuz tadını veriyor. Şeker tadını veren kum tanelerinin dizilişini dikdörtgen olarak değiştirirsen tuz tadı elde edersin. Demek ki şeker ve tuz arasındaki tek fark ikisinin yapı taşlarının dizilişleridir.

 

T:Sen bu sözlerinle materyalist dünya görüşünü kabul ettiğinin farkındasın galiba. Yani her şeyin sadece mevcut materyallerin (maddenin) farklı bileşiminde ibaret olduğunu ve hiçbir şeyin yoktan var edilmediğini kabul ediyorsun.

 

F:Materyalist dünya görüşünü kabul etmiyorum. Senin kabul ettiğin bu görüşten hareketle varlıklar arasında sadece iki fark olduğunu izah etmeye çalışıyorum.

 

T:Beni ikna ettin. Haklısın temelde araba ile at arasında iki fark var.

 

F:Sadece araba ile at arasında değil. Kâinattaki bütün nesneler arasında sadece iki fark var. Aslında bütün nesneler bir­birinin tıpa tıp aynısı. Sadece içindeki temel parçacık sayısı ve onların dizilişlerinde fark var. Gördüğümüz bütün farklar bu iki temel farkın neticesi.

 

T:Dediğini kabul ediyorum. Ancak bu iki farkın neredeyse sonsuz dereceleri var. At ile arabayı, et ile otu aynı kabul edemezsin.

 

F:Sana katılıyorum. Nesnelerdeki farklılıkları inkâr etmiyorum. Aksine, aynı parçacıkları farklı dizerek neredeyse sonsuz sayıda nesneyi yapan sonsuz kudret sahibinin eserlerini hayret ve ibretle müşahede ediyorum. Hatırlarsan asıl öğren­mek istediğimiz şey, yapılışlarına bakarak iki nesnenin nasıl ortaya çıktığını anlamaktı. Arabanın ilim, kudret ve hikmet sahibi bir ustanın eseri olduğunu biliyoruz. Arabayı ata benzetip atın nasıl ortaya çıktığını anlamaya çalışıyoruz. Biraz önce belirttiğin gibi, ikisi de en az dört ortak özelliğe sahip. Aralarında da iki temel fark var. Benzerliklerinden hareketle atın nasıl var olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

 

 


[1] Üçüncü bölümde ayrıntılı okuyacağınız gibi, canlı ve cansız varlıklar arasında kıyas (analoji) yapmak son derece makul bir mantık yöntemidir. Nitekim Darwinci görüşün savunucularından olan Elliott Sober, Biyoloji Felsefesi (Philosophy of Biology) kitabında Thomas gibi düşünenleri şiddetle eleştirir. Analoji yönteminin benzer olan her şey için kullanabileceğini söyler.

Paylaşma linkleri