F:İlim, şuur ve kudret sahibi birinin müdahalesi olmadan tekerlekten araba veya bisikletten uçak elde edebilir misin?

 

T:Arabadan uçak elde edebiliriz. Motoru çok kuvvetli bir spor arabasına gökten tesadüfen meteor taşı düştüğünü varsayalım. Tam da arabanın arka tarafına düşsün. Araba ezilir, yanları bir nevi kanat gibi olur. Motoru halen sağlamsa, araba hızlandığında uçacaktır. Bu şekilde arabadan uçak elde etmiş oluruz. Önemli olan kazayla ilkini elde etmektir. Canlı organizmalar ürediği için ilkini elde edince gerisi gelir.

 

F:Wright Kardeşler yaşıyor olsaydı, “Başına taş düşsün!” derlerdi. “Biz boşuna mı bu kadar uğraştık!” diye seni tenkit ederlerdi. Uçak icat etmek için uğraşanların kafası hiç de çalışmıyormuş. Çok zor yolu seçmişler. Oysa arabaları bir dağın eteğine koyup üzerine taş yuvarlatsalardı, kısa yoldan hedefe ulaşırlardı. Aslında şimdi de bu parlak fikrini kullanıp milyarder olabilirsin. Piyasadan birkaç bin dolara araba al. Üzerine rastgele taşlar düşür. Sonra da uçak olarak yüz binlerce dolara sat. İnan bana çok karlı iş olur. Sen ilk sene servetini koy, eğer iş oturursa, ben ikinci sene sana destek çıkarım.

Daha önce söylediğim gibi, cansız zerrelerden kuşların oluşması, kumdan uçak oluşmasından daha zordur. Evrim teorisine göre, kumlar bir araya gelecek önce basit parçaları ve araçları, mesela tekerlek ve bisiklet gibi, zamanla evrilerek daha karmaşık ve sistemli araçlara –mesela uçağa– dönüşecek. Biliyorsun bugün bize çok basit gelen tekerliğin icadı bile insanlık tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Senin işini kolaylaştırayım. İşe tekerlekle değil, bisikletle başlayalım. Varsayalım ki evrimle bisiklet elde ettik. Bisikleti evrimle nasıl arabaya dönüştürebilirsin?

 

T:Hımmm! Biraz düşüneyim. Şey... Bisikletin üstüne taşlar düşünce şekil değiştirir. Şey...

 

F:Teorik olarak bunun nasıl mümkün olabileceğini anlatırsan davamdan vazgeçerim. “Tekerlekten uçak elde et” demiyorum. “Bisikletten araba elde et” diyorum. Senin işini kolaylaştırıyorum.[1]

 

T:Hımmm! Bisiklet canlı organizma olsaydı, her defasında doğal seleksiyonla arabaya dönüşebilirdi.

 

F:Varsayalım ki canlı organizma. Nasıl olurdu bu dönüşüm, anlatır mısın?

 

T:Evrim teorisi, çok küçük değişikliklerin birikip zamanla çok büyük değişime ulaşacağını söyler. Yani öyle bir anda bisiklet arabaya dönüşmemiş. Her defasında yeni nesil bisiklet mutasyona uğrayacak. Bu süreçte doğal seleksiyon daha iyi hale gelen bisikletin hayatta kalmasını diğerinin ise kaybolup gitmesini sağlayacak. Aradan bir milyar sene geçince de dönüşüm tamamlanmış olacak.

 

F:Behe, Darwin’s Black Box (Darwin’in Kara Kutusu) isimli kitabında bisikletin arabaya dönüşmesi örneğini tartışıyor.[2] Özetle şöyle diyor:

Bisiklet üreten bir fabrikayı düşünelim. Piyasada rağbet bulan bisikletler üretiyor. Her fabrikada olduğu gibi, bazen imalat hatası ürünler de çıkarıyor. Ancak, varsayalım ki imalat hatası bisikletler daha iyi çıktığında, piyasada bu hatalı ürüne talep olacak ve fabrika söz konusu ürünü üretmeye başlayacak. Yani evrim teorisindeki gibi, kaza ile üründe gelişme olduğunda, doğal seleksiyon (tüketici rağbeti) söz konusu ürünün üretilmesini sağlayacak.

Evrim teorisindeki görüşü takip edersek, bisikletin mevcut parçalarında her defasında çok küçük değişiklikler olmasını bekleyebiliriz. Zamanla, iki tekerlek yerine, üç veya dört tekerlekli bisiklet ortaya çıkabilir. Vitesleri beşten ona çıkabilir.
Ancak, bisikletin küçük değişimlerle arabaya dönmesini asla bekleyemeyiz. Çünkü araba olması için motor, akü, yakıt deposu gibi temel parçaların olması lazım. Bisikletin hiçbir parçası kaza sonucu motora dönüşemez. Akü olamaz. Yakıt deposu haline gelemez. O halde, şunu rahatlıkla diyebiliriz ki: Bisikletten araba elde edemeyen, cansız organizmadan deve gibi harikulade bir “ilahî bineği” asla elde edemez.

Gördüğün gibi, senin bel bağladığın sözüm ona bilimsel gerçekler aslında bir safsatadır. Hakikati açıklayamaz.

 


[1] Meşhur astronomi uzmanı Fred Hoyle, şu örneği verir: “Boeing 747 uçağının bütün parçalarını karma karışık şekilde bulunduran bir çöplük düşünün. Bir rüzgâr çıkıp söz konusu parçaları savurmaya başlasa, parçaların birleşip Boeing 747 uçağı haline gelmesi ihtimali nedir? Hiç dikkate alınmayacak kadar küçüktür. Hatta kâinat kadar büyük bir çöplük uçak parçalarıyla dolu olsa ve müthiş bir kasırga kopup onları çarpıştırsa bile bir uçak elde edemeyiz.” Fred Hoyle, The Intelligent Universe (Akıllı Evren), s.19, Michael Joseph Limited, Londra 1983.

[2] Michael Behe, Darwin’s Black Box, s. 44.

Paylaşma linkleri