Kitap Tanıtımı

Atasını Kaybeden Ateist Rabbini Arayan Thomas -3

Elinizdeki kitabın kahramanı Dr. Thomas Carmel, Darwin'in açtığı yolda gidip hem atasını hem de imanını kaybedenlerden biri. Thomas'la tanıştığımızda öncelikle kâinat kitabındaki sayfalarda dolaşarak âlemlerin Rabbini aramaya koyulduk. Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren birçok delili konuştuk. Kâinat kitabı ve Kur'an'dan birçok ayeti müzakere ettik. Ancak, Thomas seküler bilim ve dinsiz felsefenin kalın perdelerini yırtamadığı için hepsini inkâr etti. Allah'ın harikulade eserlerini ve benzersiz icraatlarını tabiata, sebeplere ve tesadüfe havale edip, üzerini kalın perdelerle örtmeye çalıştı. Güneş gibi parlak ayetleri (delilleri) "evrim perdesi"yle kapatmaya kalkıştı.

Aylar süren müzakerelerimizden anladım ki, Thomas'ın Rabbini bulması için öncelikle evrim perdesini yırtması gerekirdi. Yani gerçek atasının kim olduğunu bilmesi gerekirdi. Onun için birlikte atasını arama yolculuğuna çıktık. Ancak, Darwin gibi fosillerde değil, her bir canlıdaki fasıllarda fikri seyahat yaptık. Serüvenimizin notlarını birleştirdiğimizde elinizdeki kitap ortaya çıktı.

Dr. Furkan Aydıner

Elinizdeki kitabın kahramanı Dr. Thomas Carmel, Darwin'in açtığı yolda gidip hem atasını hem de imanını kaybedenlerden biri. Thomas'la tanıştığımızda öncelikle kâinat kitabındaki sayfalarda dolaşarak âlemlerin Rabbini aramaya koyulduk. Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren birçok delili konuştuk. Kâinat kitabı ve Kur'an'dan birçok ayeti müzakere ettik. Ancak, Thomas seküler bilim ve dinsiz felsefenin kalın perdelerini yırtamadığı için hepsini inkâr etti.

Rabbini Arayan Thomas - 2 (Dr.Furkan Aydıner)

"Özgür Düşünürler" adındaki bir ateist grubun lideri olan Dr. Thomas Carmel´le bir kilisede tanışmıştık. Thomas o güne kadar tanıdığım ateistlerden çok farklıydı. Körü körüne inkâr fikrine bağlanmamıştı. Kâinatın nasıl var olduğunu merak eden, sorgulayan, sürekli okuyan biriydi. Erken yaşta emekli olmuş ve ömrünün geri kalan kısmını beş sorunun cevabını aramaya adamıştı. Bu soruların birincisi Allah´ın varlığı, ikincisi ise ahiretin varlığıyla ilgiliydi. Thomas´a göre, akıllı bir insan için bu iki sorudan daha önemli hiçbir şey olamazdı. Kısacası, Thomas "Ben nereden geldim?" ve "Öldükten sonra nereye gideceğim?" sorularına cevap arıyordu. Açıkçası Rabbini arıyordu.
Thomas´la her hafta sonu şehrin merkezindeki göl kenarında buluşup birlikte Âlemlerin Rabbini aramaya koyulduk. Elinizdeki kitapta, Thomas´la Kur´an sayfalarındaki serüvenin notlarını bulacaksınız. Kur´an´ın tamamını satır satır okuyan Thomas´tan gelen soru ve itirazlara verdiğimiz cevapları okuyacaksınız. Rabbimizin Kur´an sayfalarında kendisini bize nasıl tanıtıp sevdirdiğini müşahede edeceksiniz.

Bu kitapla, Kur´an´daki elmas hazinelerinin varlığını keşfedecek ve onları nasıl açacağınızı öğreneceksiniz. Kur´an´ın semavi sofrasından azami derecede istifade etmenin yollarını bulacaksınız. Kur´an eczanesinden bu asrın hastalıklarına deva olacak ilaçları göreceksiniz. Kur´an´a yapılan itirazlara cevap bulacak, onun yaşayan mucize olduğunu bir daha müşahede edeceksiniz. Kâinat kitabındaki kudret ayetleri gibi, Kur´an´daki kelam ayetlerinin de taklidinin imkânsız olduğunu tasdik edeceksiniz. Kur´an´ın, seviyeleri farklı olan herkese ve her kesime hitap eden harikulade bir kitap olduğunu teyit edeceksiniz. On dört asır önce inmesine rağmen, daha henüz nazil olmuş gibi hükmünü devam ettirdiğini takdir edeceksiniz. Kur´an´ı okumaya ve anlamaya taze bir şevk bulacak ve müthiş bir heyecanla Kur´an´daki hazineleri keşfe çıkacaksınız.

Satın Almak İçin..

http://www.nesilkitap.com/urun_detay.php?uid=291

"Özgür Düşünürler" adındaki bir ateist grubun lideri olan Dr. Thomas Carmel´le bir kilisede tanışmıştık. Thomas o güne kadar tanıdığım ateistlerden çok farklıydı. Körü körüne inkâr fikrine bağlanmamıştı. Kâinatın nasıl var olduğunu merak eden, sorgulayan, sürekli okuyan biriydi. Erken yaşta emekli olmuş ve ömrünün geri kalan kısmını beş sorunun cevabını aramaya adamıştı. Bu soruların birincisi Allah´ın varlığı, ikincisi ise ahiretin varlığıyla ilgiliydi.

Rabbini Arayan Thomas(Dr.Furkan Aydıner)

Bu kitap, seküler bilim ve dinsiz felsefenin entelektüel bir şakirdi olan Thomas´la kitabın yazarının yaptığı çetin ve heyecanlı tartışmaların notlarıdır. Bu kitapta, iman ile inkâr, İslam ile Hıristiyanlık arasındaki muvazeneleri göreceksiniz. Modern bilim ve felsefenin getirdiği şüphelere ve sorulara cevaplar bulacak, Allah´ı inkâr eden birinin içine düştüğü acınacak durumu müşahede edeceksiniz.
Bu kitabın birinci muhatabı, Thomas gibi seküler bilim ve dinsiz felsefenin ördüğü kalın perdeden dolayı, Rabbini göremeyenlerdir. İkinci muhatap ise seküler bilim ve dinsiz felsefeden aldığı derslerle Rabbi hakkında soru ve şüpheleri olan müminlerdir. Üçüncü muhatap, Thomas gibi Rabbini arayanlara yardımcı olmak isteyenlerdir. Dördüncü muhatap ise, gayr-ı müslim bir ülkede yaşayıp oradaki insanlara Rabbini tanıtmak isteyenlerdir.


Satın Almak İçin..

http://www.ntkitap.eu/prddet.php?pid=75770

Bu kitap, seküler bilim ve dinsiz felsefenin entelektüel bir şakirdi olan Thomas´la kitabın yazarının yaptığı çetin ve heyecanlı tartışmaların notlarıdır. Bu kitapta, iman ile inkâr, İslam ile Hıristiyanlık arasındaki muvazeneleri göreceksiniz. Modern bilim ve felsefenin getirdiği şüphelere ve sorulara cevaplar bulacak, Allah´ı inkâr eden birinin içine düştüğü acınacak durumu müşahede edeceksiniz.

Biyolojiden İdeolojiye Evrim Teorisi(Prof.Dr.Adem Tatlı)

Tarlaya atılan bir buğday tanesinin sekiz-dokuz ayda olgunluğa ulaşması, göz önündeki bir yumurtadan 21 günde bir civcivin çıkması, tek hücreden ibaret bir yaratık olarak varlık âlemine ayak basan insanın zaman nehrinde belirli bir olgunluğa ulaşması, düşünenlerin âlemini, geçmişte olduğu gibi şimdi de meşgul etmektedir. Yani müşahede edilen ve tekâmül (belirli bir nev’in kendi içinde olgunluğa ulaşması) kanununa tâbi tutulan bu değişikliklerin sırrı nedir? Geçmişten günümüze bu farklılaşmaların hududu ne olmuştur? Yoksa bütün mevcudat sınırsız ve tamamen tesadüfi bir değişikliğe mi maruz kalmıştır? Yani bir tavuk kümesi bile belirli bir maksat ve gayeye göre plânlanıp inşa edilirken, âlemdeki bütün varlıkların gerek kendi bünyelerinde gerekse çevreleriyle kendileri arasında görülen mükemmel düzen ve ölçülü yapılışları, bir tavuk kümesinin dahi ortaya çıkmasında iş gördüğü kabul edilmeyen tesadüf ve şuursuz tabiatın eseri midir?
Kitabımızda, okuyucunun isabetli karar verebilmesini temin için mümkün olduğu kadar gayret edilmiş, her konunun sonunda onun kritiği yapılarak aksak yönleri belirtilmeye çalışılmış, farklı evrim görüşleri yanında ana hatlarıyla yaratılış düşüncesine de yer verilmiş, hemen bütün ifadelerin ilgili sahadaki literatürlerle desteklenmesine özen gösterilmiştir.
Mütevazi bir çerçevede hazırlanan ve evrimle alakalı hemen her konuya ana hatlarıyla yer veren çalışmamızın özellikle araştırmacı bilim adamlarına, öğrencilere ve alaka duyanlara faydalı olacağını ümit ederim.
 

Tarlaya atılan bir buğday tanesinin sekiz-dokuz ayda olgunluğa ulaşması, göz önündeki bir yumurtadan 21 günde bir civcivin çıkması, tek hücreden ibaret bir yaratık olarak varlık âlemine ayak basan insanın zaman nehrinde belirli bir olgunluğa ulaşması, düşünenlerin âlemini, geçmişte olduğu gibi şimdi de meşgul etmektedir. Yani müşahede edilen ve tekâmül (belirli bir nev’in kendi içinde olgunluğa ulaşması) kanununa tâbi tutulan bu değişikliklerin sırrı nedir? Geçmişten günümüze bu farklılaşmaların hududu ne olmuştur? Yoksa bütün mevcudat sınırsız ve tamamen tesadüfi bir değişikliğe mi maruz kalmıştır? Yani bir tavuk kümesi bile belirli bir maksat ve gayeye göre plânlanıp inşa edilirken, âlemdeki bütün varlıkların gerek kendi bünyelerinde gerekse çevreleriyle kendileri arasında görülen mükemmel düzen ve ölçülü yapılışları, bir tavuk kümesinin dahi ortaya çıkmasında iş gördüğü kabul edilmeyen tesadüf ve şuursuz tabiatın eseri midir?

İnsan zekâsı ve aklı bütün bu hadiseleri ihata ederek cevap bulma kapasitesine sahip olmadığı gibi, fen ilimleri de bu suallerin hepsini araştırma sahasına dâhil etmemektedir.
“Kâinattaki varlık ve sistemler ne şekilde, nasıl ve niçin ortaya çıktı?” gibi sorulara fen sahasındaki ilim dalları, genellikle “metafizik alanı” (fizik ötesi) mülahazalarıyla cevap aramazlar. Bu ve benzeri suallere cevap verme vazifesi evrime (evolüsyon) yüklenmiştir. Ama bu kadar geniş ve üstelik geçmişte cereyan etmiş hadiseleri bir veya birkaç teoriyle izah nasıl mümkün olacaktır?

Gerçi evrim tek kaynağa dayanmamakta, Antropoloji, Paleontoloji, Stratigrafi, Embriyoloji, Karşılaştırmalı Anatomi ve Genetik gibi ilim dalları onun ilgi alanına girmektedir. Fakat hiç kimse geçmişteki hadiselere şahit olmamıştır. Bununla alakalı, günümüze ulaşan veri ve doneler, konunun genişliği yanında yok denecek kadar azdır. Çoğu zaman da bu veriler felsefi kanaate göre yorumlanıp şekillenmektedir. Bu bakımdan evrimi “Biyolojinin Felsefesi” olarak adlandırmak, belki de en isabetli davranış olacaktır.

İşin en enteresan ve müşkül bir yönü de, kâinatta şimdi cereyan eden kanun ve sistemlerle ilk varoluşun izah edilemeyişidir. Kâinat, belli bir devir sonra şekillenmiş, mevcut eşya arasında birtakım sebep-sonuç ilişkileri kurulmuş, atomdan galaksilere kadar her şey belirli kanun ve düzene bağlanmıştır. Ama hadisenin başlangıcı böyle değildir. Orada zaman, mekân, kanun ve düzen ve hatta madde yoktur.
O hâlde, bütün bunların izahı nasıl olacaktır?

Aslında böyle bir soru sadece günümüzde sorulmuş değildir. Bu, insanlık ve felsefe tarihi boyunca sorulan ve cevabı aranan bir husustur. Yani insan, kendisinin ve kâinatın manasını öğrenmek istemiş, varoluşun sırrını çözmeye çalışmıştır.

İnsanlık önünde bu vadide iki yol açılmış ve günümüze kadar süregelmiştir.

Birisi, semavi dinlerin bu kâinat ve özellikle insanın mahiyeti hakkındaki beyanları ile bunları kabul ve kuvvetlendirme amacıyla ortaya sürülmüş fikirlerdir. Diğeri ise, çoğu zaman bir görüşü yalanlamaya yönelik, tamamen mekanistik ve materyalist bir felsefenin hâkim olduğu bir düşüncedir. Kâinat ve içindeki varlıklarla alakalı, insanlık tarihi boyunca ileri sürülmüş fikir ve düşünceler, yukarıda ifade edilen iki temel görüş etrafında cereyan etmiş olmakla beraber, zaman zaman bu farklı iki kanaati uzlaştıran felsefi ekoller gelişmiştir.

Kitabımızda, okuyucunun isabetli karar verebilmesini temin için mümkün olduğu kadar gayret edilmiş, her konunun sonunda onun kritiği yapılarak aksak yönleri belirtilmeye çalışılmış, farklı evrim görüşleri yanında ana hatlarıyla yaratılış düşüncesine de yer verilmiş, hemen bütün ifadelerin ilgili sahadaki literatürlerle desteklenmesine özen gösterilmiştir.

Mütevazi bir çerçevede hazırlanan ve evrimle alakalı hemen her konuya ana hatlarıyla yer veren çalışmamızın özellikle araştırmacı bilim adamlarına, öğrencilere ve alaka duyanlara faydalı olacağını ümit ederim.

Prof. Dr. Âdem Tatlı

http://www.zafer.com/zafer/tanitim.asp?y=227&k=Z

Tarlaya atılan bir buğday tanesinin sekiz-dokuz ayda olgunluğa ulaşması, göz önündeki bir yumurtadan 21 günde bir civcivin çıkması, tek hücreden ibaret bir yaratık olarak varlık âlemine ayak basan insanın zaman nehrinde belirli bir olgunluğa ulaşması, düşünenlerin âlemini, geçmişte olduğu gibi şimdi de meşgul etmektedir. Yani müşahede edilen ve tekâmül (belirli bir nev’in kendi içinde olgunluğa ulaşması) kanununa tâbi tutulan bu değişikliklerin sırrı nedir? Geçmişten günümüze bu farklılaşmaların hududu ne olmuştur?