Bir canlının suya dalabilmesini sağlayan en temel faktör, vücudunun sudan ağır olmasıdır. 40 gr. muhteviyatı, 18 cm'e ulaşan boyuyla yalıçapkınının (Alcedo atthis) her dalma hamlesinde suyun yüzeyinde kalması ve dalamadığı için de balık avlayamaması gerekirdi. Fakat Rezzâk-ı Kerîm bu kuşun rızkını denizin derinliklerine koyduğundan, ona dalma özelliği de vermiştir. 90 km'ye ulaşan bir hızla suya dalabilen yalıçapkını, bu hızla 60 cm. derindeki avını yakalayabilmekte ve daha sonra kendi ekseni üzerinde dönüp, kanatlarını kürek gibi kullanarak su üzerine çıkmaktadır. Avını kaçırmamak için mükemmel bir zamanlama yapan kuşun dalması ile çıkması üç saniyede gerçekleşir. Yalıçapkını bu kadar kısa sürede boyunun 414 katı kadar bir mesafeyi aşmış olur. Bu da onun bir savaş uçağı kadar hızlı hareket edebildiğini gösterir.

Yalıçapkınının yaptıkları insan ölçeğinde bir mukayeseye tâbi tutulursa bu, insanın üç saniye içinde 26 metre derinliğe dalıp oradan bir çoban köpeği büyüklüğündeki avıyla tekrar yukarı çıkması mânâsına gelir. Burada enteresan bir hususu daha belirtmek gerekir. Yalıçapkınının yakalamak istediği balık, ışığın suda ve havada kırılma dereceleri farklı olması sebebiyle aslında görüldüğünden farklı konumdadır. Optik bilgisinden mahrum bir kuş, bu fizik problemini nasıl çözmektedir