Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Normal genetik kaidede DNA  moleküllerinden RNA molekülleri sentezlenir. Ancak bazı virüslerde revers transkriptaz enzimi ile RNA’dan DNA’ya dönüşümün olduğu ileri sürülmektedir. Bunlar DNA’dan RNA’ya genetik bilgi aktarımı işleminin tersini yaptıklarından retro virüsler olarak adlandırılmaktadırlar.

Endojen Retrovirüsü, hücre içerisinde bulunan ve RNA’dan DNA’nın sentezlenmesine sebep olan virüsler olarak ifade etmek mümkündür.

İster DNA’dan RNA üretilsin, isterse RNA’dan DNA üretilsin, isterse ters transkriptaz  RNA tarafından üretilsin ne fark edecek?  DNA’yı yapan ve yaratan, ona bir takım görevleri şifreleyip yükleyen kim ise, RNA’ya da aynı görevi veren odur. Bunlardan hangisinin önce veya sonra olduğu, bu konunun dışında olanlar için önemli değildir. Önemli olan, bu moleküllere akıl almaz görevleri yükleyip her bir canlıyı kendine has genetik özelliklerle yaratmak ve o canlının hayatını devam ettirmektir.

Burada gözden kaçırılan bir husus da, bilimin değişmez olduğu algısıdır. halbuki bilim bu gün kara dediğine yarın ak diyebilir. Zaten ilimin tarifi de böyledir. Bilim, her an değişebilen değer hükümleri olarak tarif edilir. Demek ki, bilim değişmez kurallara sahip değildir. Öyle kabul etmek yanlış olur.

Şimdi genetik yapıda böyle bir sonucun çıkmasına hayret edilmesinin sebebi, güya maddelerin veya moleküllerin birbirinden meydana geldiği ileri sürülerek, bir yaratıcı gözlerden gizleniyor.  Sanki o moleküller birbirini  meydana getiriyor gibi takdim ediliyor. Arada böyle bir takım tespitlerle ezber bozulunca fikren çıkmaza giriyorlar.

Halbuki her can grubunun genetik yapısı kendine hastır. Bir başka canlının değişmesiyle meydana getirilmesine gerek yoktur. Cenab-ı Hak her bir canlı grubunu şimdi de bir hücreden yaratmaktadır. Önce amino asidin yaratılması, ya da RNA veya DNA’nın yaratılması evrime delil olamaz. Önce RNA da yaratılsa, DNA’da yaratılsa muhakkak onları yapan ve yaratan sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi birisi olacaktır. O Yaratıcı hangisini önce yaratacağını birilerine soracak değildir. Biz araştırmalarımızla hangisinin hangisinden önce veya sonra meydana geldiğini anlamaya çalışırız, hepsi o kadar. 

Prof.Dr.Adem Tatlı

Selam ve dua ile..
 

 

Paylaşma linkleri