Değerli Kardeşimiz
Sağlam ve tahkiki bir imana sahip olmadan, bu felsefe sahasında senin ne işin var? Allah’ı inkâr ederek kâinatı sebeplerle açıklamaya çalışan felsefecilerin büyük bir kısmı ya intihar etmiş, ya da akıl hastanelerine düşmüşlerdir. Onların boğulduğu yerde sen sağ salim sahile çıkacağını mı zannediyorsun. Sen de boğulursun. Hem de bir avuç suda.
Allah her şeyi bir sebebe bağlamış ve kudretine sebepleri perde etmiştir. Çocuğun meydana gelmesine anne ve baba sebeptir. Çocuğun hiçbir organı annenin eseri olmadığı gibi, babası da yapmamıştır. Demek ki, çocuğu yapan anne ve baba değildir. Hâlbuki yeryüzünde en akıllı ve şuurlu olan insandır. İnsan kendi karnındaki yavruyu yapamazsa, koyun, keçi kendi karnındaki yavruyu nasıl yapsın?
Ağacın başındaki elmayı yapsak yapsak, biz yapacağız. Çünkü akıl ve kudret sahibiyiz. Bizim yapmadığımız ortada. Elmayı biz yapmadığımıza göre, aklı ve şuuru olamayan elma ağacının elmayı yapıp başına asması mümkün değildir. Hâlbuki yapılan iş, ilim irade ve kudreti gerektiriyor. Demek ki, bütün bunları yapan, sonsuz ilim, irade ve kudret sahi olan Allah’tır.
Kâinatta yapılan bütün işleri, Allah’ı devreden çıkararak, ateist evrimcilerin yaptığı gibi, sebeplerle açıklamaya çalışırsan bir avuç suda boğulursun.
Yağmuru yağdıran da, tohumdaki enzimleri çalıştıran da, canlıları halden hale koyan da Allah’tır. Ama bütün bunları belirli sebeplere ve kanunlara bağlamıştır. O sebep ve kanunlar çerçevesinde her şeyi bizzat idare eden O’dur. Sebepler O’nun kudretine birer perde olmuştur.
İstersen sana daha basitini söyleyeyim. Evin içinde bulunduğun odadaki eşyalara bir göz gezdir. Bir ustası olmadığını farz ederek, yani bunların yapılışında insanı devreden çıkararak, bu halıların, koltukların, sehpaların, ampullerin, perdelerin nasıl ve nerede yapıldığını ve bu odaya nasıl geldiğini sebeplerle veya tabiatla açıklamaya çalış. Eminim ki, yarım saat içinde aklını oynatırsın.
İşte kâinatta bir oda gibidir. Onun içindeki varlıkları, Allah’ı yok sayarak, sebeplerle ve tesadüfle açıklamak mümkün değildir. Çünkü bir eser varsa mutlaka bir ustası olacaktır. Hem kâinatta yapılan her iş son derece planlı, programlı, sonsuz ilimi, iradeyi ve kudreti gerektiriyor. Bütün bunlara gözünü kaparsan, kafanı büyük bir duvara vurursun. Duvara bir şey olmaz. Ama senin kafan kırılır. Aklın ve duyguların feryat eder. Ruhun sıkılır. Koca âlem sana dar gelir. Sonra ya intihar edersin, ya da akıldan istifa edersin. Bu yoldan gidenlerin şimdiye kadar hiç birisinin sahile çıktığı görülmedi. İsteyen deneyebilir.
Bu konuda size tavsiyem; hem aklınızı, hem ruhunuzu ve hem de kalbinizi tatmin edecek Kur’an-ı Kerim’in bu asır insanın anlayışına uygun tefsirleri olan Risale-i Nurları okumanızdır. Onlardan faydalanabilirsiniz. Birileriyle oturup bu konuları, o eserlerin ışığında değerlendirebilirsiniz. Özellikle Allah’ın varlığını ve O’nun kâinattaki tasarrufunu, öldükten sonra yeniden diriltilme konularını inceleyebilirsiniz.
Selam ve Dua ile..
Prof.Dr.Adem Tatlı







Yorumlar
Allah razı olsun.
Allah razı olsun.