Cevap: 

Değerli kardeşimiz
 

DNA’lar, canlının anne ve babasından aldığı genetik yapıların şifrelendiği moleküllerdir. Bunların yapısı öyle kolay kolay değişmez. Dolayısıyla ergenlik çağı, hormon salgılarıyla doğrudan ilgilidir. Belli bir fiziki olgunluğa erişen fertlerde, salgılanan cinsiyet hormonlarının yoğunluğuna bağlı olarak, erkek ve kadında davranış ve duygu farklılıkları gelişir. Bunların erken veya geç gelişmesi, çevrenin ısı değeri ile ilgilidir. Her hangi bir ısıya bağlı olarak salınan enzimlerin, DNA’nın kontrolünde olup olmadığı tam olarak ortaya konmuş değildir. Isı değişimine bağlı olarak salınacak bir takım kimyevî maddelerin DNA’nın kontrolünde olsa da, bu genlerin plastide, yani belli aralıklarda salınım gösterme özelliğinden kaynaklanmış olabilir. Ancak, bu değişiklik türün kendi gen havuzu içinde  kalır, türün sınırını aşmaz.

Bir kiraz ağacının düşünün. Havaların soğuk gittiği yerde bu ağacın çiçek açma zamanı gecikir. Sıcak bölgede daha önce çiçeklenir. Hatta aynı yerdeki ağacın çiçeklenme zamanı, her sene havaların sıcaklık durumuna göre ileriye veya geriye kayma gösterir. İnsan da böyledir. Kuzey bölgelerden güneye göç eden bir ailenin fertlerinin ergenliğe ulaşması, gittiği bölgenin sıcaklığına bağlı olarak değişir.

Selam ve  Dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

 

Paylaşma linkleri