Cevap: 

Değerli Kardeşimiz

DNA moleküllerine yaptırılan iş, fevkalade ehemmiyetli. Hücredeki bütün faaliyetlerin programı bu moleküllerde şifrelenmiş. Bir saniyede her bir hücre içerisinde üç bin değişik reaksiyon oluyor. Yerine göre, bir tane reaksiyon yanlış olsa, o canlının hayatı sona erecektir. İşte yapılan işlerde bütün bu incelikler dikkate alınıyor.

Peki, son derece hassas ve çok geniş bilgiyi, nihayetsiz bir ilmi ve sonsuz bir kudreti gerektiren bu işleri bu moleküller bizzat kendileri mi yapıyor?

Her şeyden önce, bu işi yapanın, en azından yukarıda sayılan sonsuz ilim, irade ve kudret sıfatlarına sahip olması gerekir. Önce DNA’nın kendi yapısında bu özelliklerin olup olmadığına bakmak gerekir. DNA; Adenin, Sitosin, Guanin,Timin, fosfat ve şeker moleküllerinden, onlar da, karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor ve kükürt atomlarından meydana geliyor.

Peki, bu atomlar canlı mıdır? Hayır. Canlı olmadıklarına göre, ilimleri, akılları ve kudretleri de yoktur. Bunlar, bir binanın yapısında kullanılan tuğlalar gibi cansız cisimlerdir. Bu cansız elementlerden meydana gelen DNA molekülünü yönetici molekül kabul etmek, çamaşır makinesinin içerisinde ustayı arayıp, çamaşır yıkama işlerinin programlandığı bu makinenin beynini, makineyi yapan usta kabul etmek gibidir. Çamaşır makinesinin ilim, irade ve kudret sahibi bir ustasını kabul etmeyip, bu makinenin beyninin usta olduğunda ısrar edene ne denir? Böyle bir kimse ile hangi ilmi tartışmayı yapacaksınız? Aslında bir yaratıcıyı kabul etmeyen ateistler bu şekilde hep çıkmaz içerisindedirler. Ama inkârları ve gafletleri mantıklı düşünmeye mani oluyor. Bir takım tevil ve yorumlarla sebepleri ilah seviyesine çıkararak kendilerini ve bazı safdilleri aldatıyorlar.

Selam ve dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri