Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Sizin konunuzu ve ihtisas sahanızı bilmiyorum. Bu tip bir soruya cevap verebilmek için, en azından canlıların genetik yapısı üzerinde ihtisas sahibi olmanız gerekir. Şayet böyle bir ihtisasınız yoksa, ona cevap verme göreni niçin kendinizde hissediyorsunuz? Sahanız olamayan bir konuya girdiğiniz zaman onun içinden çıkamazsınız. Mesela hiç tıp tahsili yapmamışsınız. Mide üzerinde ihtisas yapan birisine cevap vermeye çalışmanız ne kadar abes ve manasız olur. Ya da elektironik sahasında ihtisas yapmış birisinin sorularını ne dereceye kadar isabetli cevaplayabilirsiniz. Bunun da onlardan farkı yoktur. Siz şayet insanın yaratılışını ve dünyaya geliş gayesini öğrenmek istiyorsanız, evrimcilerin değil, yaratılışçıların eserlerini okuyunuz. Başkasının dalaleti, sizin hidayetinize zarar vermez. İnanan birisinin, inkârcı birisini, imana getirmek gibi bir görevi yoktur. O Allah’ın vazifesidir. İnsanın vazifesi, sadece duyurmak ve anlatmaktır. Bu da bildiği konulardadır. Evrimciler, bu konularda yeterli bilgisi olmayanları kendi sahalarına çekerek, onları dinsiz yapmak istiyorlar. Siz onları değil, Kur’an’ı ve Kur’an yolunda olanları dinleyiniz.

Psödogenin kelime manası, yalancı gen demektir. Bir canlıdaki mevcut genlerin, evrimcilerin iddia ettiği gibi, bir takım sapmalar göstererek başka canlılar vermesi mümkün değildir. O zaman evrimciler, hakikatte bulunmayan bir takım genlerin varlığını hayal etmektedirler. Hiçbir zaman olmamış ve olmayacak olan bu hayali genlere pösodogen adını veriyorlar. Görülüyor ki, psödogen meselesi, ateistlerin iddia ettikleri evrim meselesinin olmadığına en büyük bir delildir.

Sonuç olarak, evrimcilerin ileri sürdüğü manada bir evrim yok ki, delili olsun. Onların ileri sürdüğü konuların çoğu bir safsatadan ibarettir, tamamen hayale ve tahmine dayalı yorumlardır, bilimsel hiçbir kıymeti yoktur.

Selam ve Dua ile..


Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri