Orak hücreli kansızlık (anemi) hastalığının sıtmaya dirençli olduğu belirtiliyor. Evrimciler bunu yararlı mutasyon olarak ileri sürüyorlar. Bu doğru mudur?

 

Kansızlık veya anemi, bir kan hastalığıdır. Bu hastalığın sebebi, normal bir hemoglobin molekülündeki 574 amino asitten bir tanesinin yerini başka bir amino asitin almasıdır. Bu hastalıkta alyuvarlar görevini yapamamaktadır. Bu hastalık, alyuvarların fazla miktarda olan tahribi, erimesi ile karakterizedir.

Bugün bilinen 25 kadar farklı amino asit vardır. Her bir proteinde belli sayıda amino asit bulunmaktadır. İnsan kanındaki alyuvarlar hücrelerinde hemoglobin, oksijen taşımakla vazifeli bir proteindir. Hemoglobinin beta zincirinde 574 adet amino asit bulunmaktadır. Bu sayının kesinlikle 574 olması icap eder. Şayet bu molekülde bir eksik veya bir fazla amino asit bulunsa, yani 573 veya 575 adet amino asit olsa, o proteinden istenilen vazife sağlanamaz.

Ayrıca, 574 adet amino asitin her biri belli bir sırada bulunması lazımdır. Yani her bir amino asitin yeri bellidir. Mesela, hemoglobinin beta zincirinin altıncı sırasında glutamat diye adlandırılan amino asit bulunur. Glutamat yerine, bir diğer amino asit olan valin geçecek olsa, her şey alt üst olur. Yani 574 amino asitin sadece bir tanesinin yerine başka bir amino asit geçmiş, neticede orak hücreli kansızlık (anemi) hastalığı ortaya çıkmıştır. Bu hastalık, kanla alakalı birçok problemleri de peşinden getirir.

Böyle kan hastalığına sebep olan bir mutasyonun faydalı addedilmesini anlamak mümkün değildir.  Şayet bu hastalığın sıtmaya direnç sağladığı doğru ise, yine bu mutasyon faydalı kabul edilemez. Çünkü, anemiyi tedavi mümkün değildir. Ama sıtmadan, bilinen mücadele metotlarıyla korunmak mümkündür.

Evrimcilerin, böyle hastalığa sebep olan bir mutasyona yapışmaları ve ondan evrim için medet ummaları, onların evrim için ileriye sürdükleri tesadüf ve tabiat delillerinin artık işe yaramadığını ve onların bu noktada tükendiklerini ve bittiklerini göstermektedir.

 Anemi hastalığı, evrimcilerin iddialarının aksine, yaratılıştaki inceliği, hassasiyeti, kâinatta hiçbir şeyin tesadüf ve gelişigüzel olmadığını, her şeyin son derece planlı ve programlı bir şekilde yürütüldüğünü göstermektedir.


 

Şekil - İnsanda, kanda yer alan ana hücrelerden en önemlisi olan alyuvarların elektron mikroskobu altında çekilmiş resmi. Yuvarlak olanlar normal alyuvarlardır. Sağda yer alan hücre ise, orak hücreli anemi (kansızlık) hastalığında alyuvarın hilal şeklini alan durumu görülüyor.

Prof.Dr.Adem Tatlı

Selam ve Dua ile..

 

 

Paylaşma linkleri