Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

İnsanın mükemmelliği, Allah’ın bir ihsan olarak verdiği insanlık makamındandır. Bu makamda insanın akıl ve düşünceye sahip bulunması ona bütün varlıklar üzerinde bir mevki kazandırmıştır. Ayrıca, bu aklı sebebiyle Allah insanı kendisine muhatap kabul etmiştir. Böylece insan yeryüzünün en şerefli varlığı makamına çıkmıştır.

Ancak bütün bunlar, insanın kendi irade ve gücüyle elde ettiği değerler değildir. İnsan, aciz ve her şeyiyle Allah’a muhtaçtır. En bariz örneği tuvalete gidişidir. Siz bu gidişi gereksiz görüyorsunuz. O zaman tuvalete gitmeyiniz. İki gün tuvalete gidemeseniz, sizin için bütün mesele, bağırsaklarınızdaki bu necaseti çıkarmak olacaktır. Bu ihtiyacı gidermek için, öyle bir hale gelinir ki, tuvaleti yapabilme karşılığında bütün servetinizi vermeye razı olursunuz.

İşte insanın acizliği budur. Onun elinden hiçbir şey gelmemektedir. Ne alınan besinlerin sindirilip en uygun yerlerde en münasip şekilde kullanılması, ne atık maddelerin dışarıya atılması ve ne de kalbinin çalışması kendi arzu ve iradesinde değildir.

 İnsan kendi bedeninde söz sahibi değilse, dış âlemde nasıl söz sahibi olacaktır? Yani, ne koyunun kuzu yapması, ne elma ağacını çiçek açıp meyve vermesi, ne kışın gidip baharın gelmesi ve ne de gecenin yerine gündüzün alması insanın irade ve kudreti dâhilinde değildir.

İşte tuvalete gitme ihtiyacını ortadan kaldıramayan insanın bu acizliği, Allah’ın irade ve kudretinin kâinattaki tasarrufunu anlamasına en büyük bir vesile olacaktır.
 

Selam ve Dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

 

Paylaşma linkleri