Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Bu sorunun bir biyolojik, bir de hikmet yönü vardır. Biyolojik olarak dikkate alındığı zaman, insanın bir hayvanlara benzeyen yönünden, bir de manevî yönünden söz edilir.

Bütün hayvanlarla ortak olan yönü; yemesi, içmesi ve nefsanî bir takım davranışlarıdır.  Zaten insan, hayvanlarla hücre ve element bazında temel yapılara sahiptir.  Mesela, alınan besinlerin sindirilmesi, canlının bünyesinde kullanılması, solunum, boşaltım, büyüme, gelişme, farklılaşma ve üreme gibi olaylar ile hücrelerde cereyan eden biyoloji, fizik ve kimya kanunları hep benzerdir. Diğer taraftan, bitkiler de dahil, bütün canlıların genetik yapılarının esası olan DNA’ların temel yapısını da; karbon, hidrojen, oksijen, fosfor, demir ve kükürt atomları teşkil eder.

Aynen flaş diske yüklenen bilgi gibi, her hangi bir canlı grubunun genetik yapısı DNA’sına şifrelenmiştir.  Esas olan ve her bir canlı grubunu farklı kılan, DNA yapısının benzerliğinden ziyade, o DNA’ya şifrelenen ve yüklenen bilgidir.

Flaş disk yapısının benzer olması, ya da aynı flaş diskin kullanılması değil, oraya şifrelenen bilginin önemli olduğu gibi.

Bu bakımdan, canlılar arasında benzer yapıların veya davranışların  görülmesi, tek başına o canlılar arasında bir takım gen akrabalıklarının olduğu yönünde genelleme yapmaya yeterli değildir.

            İşte canlılar arasındaki benzerlikler, onların birbirinden meydana geldiğine değil, yaratıcılarının bir olduğuna delildir.

            İnsanın bir diğer yönü de manevî âlemidir. İnsan bu yönü itibariyle hayvanlardan farklıdır. Onun his dünyasını teşkil eden; merak, endişe, hayal, hafıza, sevgi, şefkat, muhabbet, adavet gibi duygu ve düşünceleri vardır. İnsanı insan yapan ve hayvanlardan üstün kılan da bu duygu ve düşünceleridir. Bu duyguların inkişafı, gelişmesi, feyizlenmesi ve nurlanması oranında insan manen terakki eder, hatta bu noktada melaikeleri de geride bırakabilir.

            İnsanla hayvanların ve bitkilerin ortak yönlerinin olması ve bazı hayvanların insana benzer davranışlar göstermesinin hikmeti, yani niçin böyle yaratıldıklarının sebebi ise, pek fazladır. Gerçek sebeplerini de ancak o canlıları yaratan bilir. Bizim anlayabildiğimiz kadarı ile, canlılar arasındaki bu benzerliklerin pek çok hikmetlerinden birisi; hem araştırmaya ve incelemeye bir teşvik ve hem de dünya, ahiret için bir imtihan yeri olduğundan, imtihanın bir  gereği olarak, bir takım olayların sebeplere bağlanmış olmasıdır.

Selam ve dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

 

Paylaşma linkleri