Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

AİDS hastalığına sebep olan HIV virüsü gibi bazı vürislerde, revers transkriptaz enzimi ile RNA’dan DNA sentezlenmektedir. Normalde RNA’lar, DNA’dan sentezlendiği halde, burada DNA’dan RNA’ya genetik bilgi aktarımı tersine yapılmaktadır. Onun için bunlar retro olarak adlandırılırlar.

Böyle bir virüs bir hücreye yapışır ve genetik yapısını o hücreye aktarır. Hücre, virüsün kontrölüne girer ve kendi genetik yapısını değil, o virisün genetik yapısını sentezler. Meydana gelen virüs  DNA’ları etrafında kılıflar teşekkül ederek birden fazla virüs hücre içerisinde hasıl olur. Bu virüsler bir süre sonra hücre zarını yırtarak serbest kalırlar. Böylece bir virüsten birden fazla fert  meydana gelmiş olur.

İnsan DNA’sının %40’nın retro virüslerde olduğu gibi, RNA’lardan meydana geldiğini iddia etmenin, ilimle bir ilgisi yoktur.

DNA çift sarmallı (zincirli), son derece hassas ve mükemmel bir genetik yapı olup, hangi canlıya ait ise, onunla ilgili genetik bilgiler bu DNA’da şifrelenmiştir. RNA ise, bu zincirlerden sadece birisini ihtiva etmektedir. Onlara göre çift zincirli genetik yapıya göre, tek zincirli genetik yapı daha basit olacağı için, önce tesadüfen onun meydana gelmiş olduğunu zannediyorlar ve ona göre yorum yapıyorlar. Kendilerine göre, güya ilim kisvesine büründürmek için %40 gibi bir rakamı teleffuz etmeyi de ihmal etmiyorlar.

Halbuki, her canlı grubunda olduğu gibi, insan da da genetik yapı, en mükemmel ve hassas şekliyle bir hücredeki genomlarda, sonsuz ilim, irade ve kuvvet sahibi tarafından toplanmıştır. İnsanın temelini teşkil eden bu tek hücre zigot olarak adlandırılır. Bu zigot bölünerek çoğalır. Her bölünmede, genetik yapı da aynen yeni hücrelere aktarılır. Yetişkin bir insanda ortalama yüz trilyon hücre vardır. Her hücredeki genetik yapı, sperm ve yumurta hücreleri hariç, birbirinin aynıdır ve 46 kromozomdan meydana gelmiştir.

Bazı virüslerde bulunan bir enzime dayanarak, insandaki genetik yapıyı virüslerle eşleştirmek, bir yaratıcıyı inkar ideolojisinin ürünüdür. Bu en hafif tâbiriyle, inkar ideolojisine bilimsel bir kılıf giydirilmiş bir yalandır.

Selam ve dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

 

Paylaşma linkleri