Soru: Güney Afrika’daki bir mağarada daha önce varlığı bilinmeyen insan benzeri iskeletler bulunmuş. Bunların boyunun 1.50 m., kafasının küçük olduğu internetten duyuruldu. Lee Berger, bunu  insan türünün yeni atası olarak takdim etmiş. Kaç yıllık oldukları daha tespit edilememiş. Homo Naledi olarak adlandırılan bu varlıkhakkında bilgi verir misiniz?

Cevap: İnternetteki görüntülerinden anlaşıldığına göre, kafatası maymun kafatasına benzemektedir. Bir araya getirilmiş iskelet kemikleri çok parçalıdır. Parçalar küçük. Tırnak, parmak ve kaburga kemikleri çok parçalıdır. Bunlardan hemen insanın atasını çıkaran, olsa olsa ateist evrimcilerdir. Çünkü onların işi budur.

Binlerce sene geçmiş. Pek çok canlının iskeletleri parçalanıp ufalanıp birbirine karışmış. Bu fosil parçalarının 15 canlıya ait olduğu bildiriliyor. Belki daha fazla canlının fosilleri. Çünkü 1500 fosil parçasının bulunduğundan söz ediliyor. Dolayısıyla, daha neye ait olduğu belli olmayan bazı fosil parçalarını tek canlıya ait kabul etmeyi ve onu da hemen insanın atası diye takdim etmeyi yadırgamadık. Çünkü bu, bir yaratıcıyı kabul etmeyip her şeyi tesadüfe veren evrimcilerin devamlı takip ettiği bir metottur.

Belli birkaç kişinin haricindekilerin bu fosilleri elde etme ve inceleme imkanı yoktur. Onlar bunu bildikleri için, kendi fikirlerinde olan gazete ve mecmualara böyle beyanat vererek işin  içerisinde olmayan pek çok kimseyi, insanın geçmişi hakkında yanıltırlar. İlk İnsan ve ilk peygamber Hz. Âdem hakkında tereddüt meydana getirirek gençleri aldatıp dinsiz yaparlar. Esas hedefleri ve gayeleri de zaten budur.

Böyle haberler de her halde karşılıksız bırakılmaz. Birileri maddi ve manevi menfaat sağlarken, birileri de dünyada dinsiz ve imansız sayısını arttırmanın keyfini sürmektedir.

Aslında bir Müslümanın, insanın geçmişi hakkında bir şüphesi olmaması gerekir. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de insanların atasının Hz. Âdem olduğunu ve onu topraktan yarattığını, ondan da Hz. Havva’yı halk ettiğini, bu ikisinden de insanları meydana getirdiğini gayet açık beyan ediyor. Dolayısıyla ilk insan ve ilk peygamber olarak Hz. Âdem’i kabul etmemek veya onun hakkında tereddüde düşmek, Allah’ın ve peygamberin sözüne ve bildirdiğine inanmamaktan ileri gelir. Böyle bir kimse, yani Allah’ın Kur’an’da açık olarak bildirdiği Âdem babamız hakkında şüpheye düşen Müslüman olarak kalabilir mi?

Ateistler bunu bildikleri için, bir takım uydurma fosillerle ve sansasyon haberlerle gençleri bu konuda terddüde sevk edip İslam dininden uzaklaştırmak istiyorlar.

Kur’anın ve Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) insanın geçmişi hakkında bu kadar açık, seçik beyanı varken, bu tip yayınlar karşısında bazı Müslüman gençler insanın ilk atası hakkında hemen tereddüde düşerse, her hangi bir dine mensup olmayanlar veya aslını kaybetmiş diğer Semavi dinleri benimseyenler ne yapacaklar? İnsanın geçmişi hakkında onların ellerinde böyle güvenilir kaynaklar yok. Müslüman bir genç bu konuda tereddüde düşerse, onlar haydi haydi düşerler.

Bu haberin gayesi ve maksadı da zaten budur. Böyle bir sonucu elde etmek, yani dünya gençliğini insanın geçmişi hakkında tereddüde ve şüpheye düşermek, onlar için, insanın atasını gerçekten tespit etmiş olmaktan çok daha önemlidir. Çünkü burada onlar için iki gaye vardır. Birisi, bu tip uydurma haberlerle Müslüman gençleri İslamdan soğutmak, diğeri de, İslamı seçmek isteyen kimselere, bu konuları nazara vererek, sanki  bunlar bilimmiş gibi, Kur’an’ın bilime ters düştüğü propogandasını yapmaktır.

Kanatimce bu konuya böyle bakmak gerekir.

Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri