Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Homo erectus, dik yürüyen insan manasına kullanılmakta vePithecanthropus erectus grubuna bu ad verilmektedir.

          “Evrim ve Yaratılış” adlı kitabımızda ve “sorularlaevrim”  sitemizde, Homo erectus’un dayandığı, Pithecanthropus erectus hakkında geniş bilgi yer almaktadır. Bunu hikâyesi aşağıda kısaca verilmiştir.

Darwin’in Türlerin Kökeni (The Origin of Species) eserini yayınladığı 1858 yılından az bir süre sonra, ondan ilhamla Ernst Haeckel de “The History of Creation” adlı eserini yayınladı. Haeckel bu eserinde, “insanın atası” olarak Dilsiz Maymun Adam’ı ileri sürdü. Buna bir de Latince isim koydu: Pithecanthropus alalus... Bu hayalî varlık, fosil olarak bulunduğu zaman, bazı özellikleri bakımından insana, bazı özellikleri bakımından da maymuna benzeyecekti. Bu varlığa ait kalıntıların bulunacağı yeri de belirtmişlerdi: Madagaskar’dan Hindistan’a ve Hint Okyanusu’ndan Endonezya’ya uzanan hipotetik antik Lemura kıtası(Richard, M. Shattering the Myths of Darwinism. Terc. İ. Kapaklıkaya. Son Tartışmalar Işığında Darwinizm’in Mitleri. Gelenek Yayıncılık, İstanbul, 2003).

Hollandalı anatomist Eugene Dubois, 1887 yılında karısı ve çocuklarıyla birlikte Doğu Hindistan’da Hollanda kolonisi olan Java’ya, “Hollanda ordusu sağlık elemanı” olarak yola çıktı. Dubois, Haeckel’in ileri sürdüğü Dilsiz Maymun Adam’ı, yine onların gösterdiği yerde bulmaya gidiyordu. Du­­bois, Sumatra’ya varışından itibaren iki yıl içinde hükümeti, Java’da paleontolojik kazı yapmaya ikna etti. Trinil köyü ya­kınındaki Solo Irmağı kenarında kazıyı yapmak için mahkûm işçiler ve bu kazıyı kontrol etmek için de askerler verildi. Dubois’in bu kazılarda alan çalışmasına katılmadığı, mahkûm işçilerin periyodik olarak taşıdığı bulguları evin­de incelemekle yetindiği belirtilir.

1891 yılında Dubois, önüne gelen kemikler arasında iki önemli bulguyla karşılaşmıştır. Bunlar, bir ay arayla aynı fosil yatağında bulunmuş bir diş ile bir kafatası idi. Ancak bunların kazı esnasında kaydı tutulmadığı için tam yerleri tespit edilememişti. Başlangıçta Dubois bunların bir şempanzeye ait olduğu kanısına vardı. Ancak birkaç ay sonra mahkûmlar aynı kazı alanında bir uyluk kemiği buldular. Bu, dik yürüyen bir insanın uyluk kemiğiydi. Dubois bu parçaları birleştirerek Pithecanthropus erectus(Dik Yü­rüyen Maymun Adam)’u oluşturdu. Bu varlığın beyin hacmi yaklaşık 900 cc kadardı. 1898 yılında da bir küçük azı dişi bulundu. Bu dişlerin de Pithecanthropus’a ait olduğu belirtildi. Bu varlığın yaşı da 500 bin yıl olarak tahmin edildi.

Dubois bu fosilleri 1895 yılında Leyden’de yapılan Milletlerarası Zooloji Kongresi’nde açıkladığı zaman, İngiliz zoologları bu fosillerin in­sana, Almanlar insan benzeri maymuna, Fransızlar ise ileri yapılı may­mun ile insan arasında bir geçiş formuna ait olduğunu ileri sürdüler.

Java Adamı’nın kritiği

Bazılarına göre Java Adamı’nın, “insanın atası” olduğu kesindir. Nitekim Şengün bunu şöyle ifade eder:

Aşağı yukarı 700 bin yıl önce görülen ve bugünkü insanın ceddi olduğundan şüphe edilmeyen varlık, Java Adamı (Pithecantropus erectus)’dır” ( Şengün, A. Evrim. Sermet Matbaası. Kırklareli. 1984, s.142.)

Koenigswald, Java Adamı’ndaki büyük iki azı dişinin orangutana, küçük azı dişinin de insana ait olduğu kanaatindedir. Kafatasının da şem­panze ve gibbonların kafataslarına benzediğini belirtir (Boule, M. and Valoıs, H.M. Fossil Man. The Dreyden  Press. New York. 1957,  p.118-123.).

1906 yılında Dubois’in fosilleri bulduğu yerde büyük bir kazı ya­pılmış, fakat küçük bir kemik parçası haricinde bir şey bulunamamıştır. “Java Adamı” olarak adlandırılan varlığın, hakikatte şempanze veya goril tipi bir maymun olduğu, maymuna ait kafatasının insanın uyluk kemiğiyle birleştirilerek buna “Pithecanthropus erectus” adı verildiği ifade edilir (Gish, D.T. Evolution: The Fossils Say No! 1981. Terc. Â. Tatlı,  Fosiller ve Evrim. Cihan Yayınları, İs­tanbul. 1984).

Burada dikkati çeken husus, Pithecanthropusfosilini bulan Du­bois’in 1922 yılındaki itirafının dikkate alınmayışıdır. Howells, “Mankind in the Making” adlı eserinde, Dubois’in, ilk fosili bulduğu yerde, beyin hacmi günümüz insanınkine yakın iki kafatası bul­duğunu belirtir. Ancak, Dubois, bulduğu bu kafataslarını 30 yıl açıklamamıştır. Otuz yıl sonra Dubois, Java Adamı (Pithecanthropus) olarak ileriye sürdüğü varlığın, aslında büyük bir gibbon maymunu olduğunu itiraf etmiştir (Howells, W.  Mankind in the Making. Doubleday and CO. Garden City  N.Y.P. 1967, 155-156. ).

Dubois’in bu açıklamasına Arkeoloji Ansiklopedisi de bu konuya şöyle yer vermiştir:

“Dubois’in, önce ‘dik yürüyen insan’ ismini verdiği yeni statü, çok mu­halefetle karşılaştı. Ama sonradan Dubois’in kendisi de fikrini de­ğiştirip, bulduğu fosillerin büyük bir ape (iri yapılı maymun) ol­duğunu söylemesine rağmen, bu kafatası genel bir kabul gördü”( Cottrell, L. The Concise Encylopedia Arc­heology. Hawthorn. New York. 1960, P. 394.).

 

Selam ve Dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri