Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Evrim rastlantı değilse, planlı ve programlı bir icraattır, bir fiil ve iştir. Zaten yaratılışçılar da bunu söylüyorlar ve “Bir eser varsa mutlaka bir ustası ve yapanı olmalıdır.” Diyorlar.  Hele bu eserler, bir gayeye yönelik, planlı ve programlı olarak ortaya çıkıyorsa, demek ki, bunu yapan ve yaratan usta ilim, irade ve kudret sahibi olacaktır. Çünkü planlı ve bir maksada göre işi yapmak ilimle olur. Bir varlığın ortaya çıkması için irade ve kudrete ihtiyaç vardır.

Evrimcilerin kendi ifadeleri içinde zaten bir yaratıcının; ilim, irade ve kudret gibi sıfatları mevcuttur. Nitekim yukarıdaki ifade de; “Canlıda oluşan değişiklik hayatta kalmaya ve üremeye katkıda bulunuyorsa korunur, aksi halde canlı elenir.”deniyor. Canlıda değişikliği mutlaka bir yapan, korunması gerekli olanları koruyan, gereksiz olanları da ortamdan uzaklaştıran bir irade güç ve kudret sahibi gereklidir. En lüzumsuz kabul edilen ve sokağa atılan çöplerin ortadan kaldırılması, bir iradeyi ve gücü gerektirirse, canlılarda görülen bir takım değişiklikleri ve farklılaşmaları, gereksiz addedilen yapıları idare ve kontrol eden birisinin olması, akıl ve mantığın gereğidir.

Akıl ve mantığın aksini iddia ederek, canlı varlıkların başıboş olduğunu ve bir yaratıcılarının bulunmadığını savunmak, bilimsel bir davranış değil, dinsizliği kendine meslek edinmiş tamamen ideolojik bir yaklaşım tarzıdır.

Bir kimsenin inanmama, bir yaratıcıyı kabul etmeme hürriyeti de vardır. Ancak, bu düşüncesini bilimsel bir bilgi gibi takdim etmesi yanlıştır.

Bir kimse ne kadar Allah’ın varlığını inkâr ederse etsin, atomdan galaksilere kadar bütün varlıklar Allah’ı gösteriyorlar. Onun inkârı sadece kendi cahilliğini ortaya koyar. Çünkü bir iğnenin ustasız, bir harfin kâtipsiz ve bir köyün de muhtarsız olması mümkün değildir. Aynen onun gibi, şu koca kâinatın da mutlaka ilim, irade ve kudret sahibi bir ustası ve yapanı olacaktır.

Prof.Dr.Adem Tatlı

Sealm ve Dua ile..

Paylaşma linkleri