Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Bir yaratıcıyı kabul etmeyen ateist evrimciler, her varlığın ve her organın bir takım gelişim ve faklılaşma basamaklarından geçtiğini iddia etmektedirler. Ellerinde değişikliğe ait böyle bir delil olmadığı halde, bu batıl ve bilim dışı iddialarında ısrarlıdırlar. Dolayısıyla mükemmel yapıda olan her organın mutlaka bir ilkel yapısının olabileceği varsayımıyla bu ve benzeri iddiaları ortaya atmaktadırlar.

Her bir canlının yaratılışından getirdiği bir genetik potansiyeli vardır. Her bir canlı türü, tek bir fert değildir. Bunlar, aralarında ufak tefek farklılıklar olan bir grup teşkil ederler. Mesela insanların teşkil ettiği topluluk gibi. Aralarında genetik benzerlik bulunan böyle bir topluluğa popülasyon adı verilir. Bir popülasyondaki genetik yapıların toplamı, o topluluğun gen havuzunu meydana getirir. Mesela, gelecekte normal şartlarda insanlardaki göz yapılarının şekli ve renginin neler olabileceği şeklindeki bir sorunun cevabı, bu gen havuzundaki genetik potansiyeldedir.

Bir canlının genetik yapısındaki değişiklik, o canlı grubunun teşkil ettiği gen havuzundaki esnekliğe, ya da o canlının genetik yapısının değişebilirliliğine bağlıdır. Bu sınırın her bir canlı için ne olabileceği, bilimsel laboratuar çalışmalarıyla ortaya konabilir. Yoksa ateist evrimcilerin yaptıkları gibi, bir yaratıcının yokluğunu ispat etmek için, ileriye sürdükleri bir takım hurafe şeylerin bilimle hiçbir ilgisi yoktur.

Diğer taraftan, olabilecek her bir değişikliği de yapan yine Allah’tır. İnsan onun sebeplerini bir araya getirir, Allah da o farklı yapıyı yaratır.


Selam ve Dua ile...

Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri