Cevap: 


Değerli Kardeşimiz

Darwin'den beri evrimciler, günümüzdeki Galapagos ispinozlarının geçmişte Güney Amerika'dan gelen bir türden evrimleştiğini ileri sürerler. Bu kuşlar, tabiî seleksiyon yoluyla evrimleşmenin bir örneği ve biyolojik çeşitliliğin de delili olarak takdim edilir


Aslında Darwin, “Türlerin Kökeni” kitabında ispinozlara fazla yer ayırmamıştır. İspinozları meşhur eden, 20. yüz yıl evrimcileridir.

Galapagos adalarındaki ispinozlar 14 tür altında toplanmıştır. Bunların altısı yerdeki ot tohumlarıyla beslendikleri için “Yer ispinozları”, altısı da “ağaç ispinozları” olarak adlandırılır. Ağaç ispinozlarının birisi hariç, diğerleri böceklerle beslenir. Burada dikkati çeken husus, her bir ispinoz türünün beslenme ihtiyacını tam olarak karşılayacak gaga yapısına sahip olarak yaratılmış olmasıdır.

Grant ve arkadaşları, 1970-1980 yılları arasında Galapagos adalarındaki ispinozlar üzerinde araştırma yaptılar. Ağlarla yakaladıkları kuşların gaga, kanat ve vücut ölçülerini tespit ettiler. Bu kuşları özel bantlar ile işaretledikten sonra serbest bıraktılar.

Galapagos adaları belirli devrelerde fazla yağış almakta, bunun arkasından bir kurak devre hakim olmaktadır. Ot tohumlarıyla beslenen türlerde yağışa ve dolayısıyla ot tohumu fazlalığına bağlı olarak, kısa gagalı fertler artmakta, kurak devrede ise, ot tohumuyla beslenenlerin ölmesiyle kısa gagalı fertler azalmakta, başka besinlerle beslenen uzun gagalı fert populasyonu sayısı artmaktadır.

Grant ve ekibi kuraklığın ardından hayatta kalan ispinozların normalden biraz daha büyük vücutlara ve biraz daha geniş gagalara sahip olduklarını tespit ettiler. Onlar, tabiî seleksiyonun yalnızca küçük tohumlarla beslenen ispinozları ayıkladığını; büyük ve sert tohumların kabuklarını kırarak açabilen büyük gagalı ispinozların ise hayatta kaldığını öne sürdüler.

Onlar, orta yer ispinozunun büyük yer ispinozuna dönüşmesi için 20 seleksiyonu yeterli görüyordu. Kuraklığın on yılda bir gerçekleştiği tahmin edilirse, bu dönüşümün 200 yılda meydana gelmesi muhtemeldi. En kötü ihtimalle bu değişim 2000 yılda olabilirdi2,3.

Grant ve arkadaşları 1982-1983'te yağışlarla birlikte tohumların bollaştığını ve buna bağlı olarak yer ispinozlarının gaga büyüklüğü ortalamasının 1977 kuraklığı öncesindeki değere geri döndüğünü tespit etmişlerdir. Bu durum, gaga büyüklüğünün düzenli bir artış göstereceği beklentisi içinde olan evrimci araştırmacıları şaşırtmıştır4.

İspinoz gagalarının değişimi ile ilgili olarak elde edilen veriler evrime dayalı bir değişimin olmadığını göstermektedir. Gaga büyüklüğü ortalaması yağışlı mevsimlere göre sabit bir değerin etrafında bazen biraz artmakta, kurak mevsimlerde de biraz azalmakta, yani gaga büyüklüğü, yağışa bağlı olarak bir dalgalanma göstermektedir. Dolayısyla net bir değişim söz konusu değildir.

Nitekim Peter Grant kendisi de bu durumu bir duvar saatinin sarkacına benzetir ve şöyle der:,

Tabiî seleksiyona maruz kalan ispinoz popülasyonu, duvar saati sarkacı gibi, ileri ve geri salınım yapmaktadır5.

South Carolina Üniversitesi'nden Astronomi ve Fizik Profesörü Danny Faulkner, ispinoz gagalarındaki dalgalanmanın evrimin bir delili olamayacağını belirtir ve şöyle der:

"Eğer bir yönde mikro evrimi var kabul etmişseniz, daha sonra durum tam tamına başladığı eski haline geri dönüyorsa, bu evrim değildir, olamaz" 6.

California Üniversitesi'nden biyolog Dr. Jonathan Wells, Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin yayımladığı bir kitaptaki ifadeleriyle halkı aldattığına işaret eder ve şöyle der:

"Ulusal Akademi tarafından yayımlanan 1999 kitapçığı, Darwin ispinozlarını, türlerin kökeninin "özellikle ikna edici bir örneği" olarak tanımlar. Kitapçık Grant'ler ve çalışma arkadaşlarının şunu gösterdiğini açıklayarak devam eder: "Adalardaki tek bir yıl kuraklık ispinozlarda evrimsel değişimleri harekete geçirebilir. Eğer kuraklıklar adalarda her on yılda bir meydana gelirse, yeni bir ispinoz türü yaklaşık 200 yılda ortaya çıkabilir." İşte bu kadar. Kuraklıktan sonra seleksiyonun tersine döndüğünden, uzun dönemde evrime dayalı hiç bir değişimin olmadığından bahsetmiyor. Bu haliyle kitapçık delilin çok önemli bir bölümünü gizleyerek halkı aldatarak bilimsel değil, ideolojik bir davranış sergilemektedir"7.

Evrimci araştırmacıların ispinoz gagalarındaki dalgalanmayı evrime bağlamaları, bilimsel değil tamamen ideolojik bir çabadır.


Bazı araştırıcılar, ispinoz tür çeşitliliğinin ileri sürüldüğü gibi olmadığını belirtirler. İspinozlar üzerinde yapılan çeşitli genetik araştırmalar, bu kuşların arasında genetik farklılığın olmadığını ortaya koymuştur8.

Aynı şekilde, 1999 yılında, Max Planck Enstitüsü ve Princeton Üniversitesi araştırmacıları, Galapagos ispinozlarının moleküler seviyede sınıflandırmasının yapılamayacağını, hepsinin benzer moleküler yapıya sahip olduğunu belirtmişlerdir9.

Life Sciences Ansiklopedisi de aynı konuyu şöyle dile getirir:

"Darwin ispinoz türleri arasında kesin bir genetik engel olduğuna dair hiçbir delil yoktur10."

Sonuç olarak, Galapagos ispinozları gerçekte tek bir türün alt türleridir. Darwin'in ve taraftarlarının Galapagos Adaları'nda gördüğü ve "evrim" olarak ileriye sürdükleri konu, gerçekte varyasyon, ya da kombinasyon sonucu teşekkül etmiş yapılardır. Söz konusu farklı görünümlere sahip ispinozlar, tek bir türün içindeki çeşitlilikler, ya da diğer bir ifadeyle varyasyonlardır. Böyle varyasyonlarla yeni bir türün ortaya çıkması söz konusu değildir.


Bir türe ait varyasyonların tabiî seleksiyonla seçilmesine evrimci biyologlar "mikro evrim" adını verirler. Varyasyonlar evrime delil teşkil etmez. Çünkü varyasyon, var olan genetik bilginin farklı eşleşmelerle ortaya çıkmasıdır. Varyasyon genetik bilgiye yeni bir özellik kazandırmaz.

Galapagos ispinozları binlerce sene farklı eşleşmeler ile çiftleşseler veya değişik iklim ortamlarına maruz kalsalar, sadece ortaya yeni varyasyonlar çıkacak, fakat bunlar yine ispinoz olarak kalacaklardır.

Kısaca söylemek gerekirse, Galapagos ispinozları hikâyesi, bilimsel bir sonuç değil, bilim kisvesi altında sunulmuş, ateizme dayalı ideolojik bir düşünce tarzıdır.

1 Timothy A. Mousseau, Alexander E. Olvido, “Geographical Variation”, Encyclopedia of Life Sciences, 2000, ğ.els.net.

 

2 Peter R. Grant, “Natural Selection and Darwin’s Finches”, Scientific American, Ekim 1991, s. 82-87.

 

3 Peter R. Grant, B. Rosemary Grant, “Speciation and Hybridization in Island Birds”, Philosophical Transactions of the Royal Society of London B 351, 1996, s. 765-772; Peter R. Grant, B. Rosemary Grant, “Speciation and Hybridization of Birds on Islands”, s. 142-162 in Peter R. Grant (editor), Evolution on Islands, Oxford University Press, Oxford, 1998.

 

4Peter R. Grant, B. Rosemary Grant, “Speciation and Hybridization in Island Birds”, Philosophical Transactions of the Royal Society of London B 351, 1996, s. 765-772; Peter R. Grant, B. Rosemary Grant, “Speciation and Hybridization of Birds on Islands”, s. 142-162 in Peter R. Grant (editor), Evolution on Islands, Oxford University Press, Oxford, 1998.

 

5 Peter R. Grant, “Natural Selection and Darwin’s Finches”, Scientific American, Ekim 1991, s. 82-87.

 

6 Gailon Totheroh, “Evolution Outdated”, 2001, http://ğ.discovery.org/viewDB/index.php3?prog ram=CRSCstories&command=view&id=596.

 

7 Gailon Totheroh, “Evolution Outdated”, 2001, http://ğ.discovery.org/viewDB/index.php3?prog ram=CRSCstories&command=view&id=596.

 

8 James L. Patton, “Genetical processes in the Galapagos”, Biological Journal of the Linnean Society, vol. 21, 1984, s. 91-111; Nancy Jo, “Karyotypic Analysis of Darwin’s Finches”, s. 201-217, R.I Bowman, M. Berson, A.E. Leviton (editors), Patterns of Evolution in Galapagos Organisms, CA: Pacific Division, AAAS, San Francisco, 1983.

 

9 A. Sato, C. O’hUigin, F. Figueroa, P.R. Grant, B.R. Grant, H. Tichy, J. Klein,Phylogeny of Darwin’s finches as revealed by mtDNA sequences”, Proceedings of the National Academy of Sciences, vol. 96, Issue 9, 27 Nisan 1999, s. 5101-5106.

 

10 Michaela Hau, Martin Wikelski, “Darwin’s Finches”, Encyclopedia of Life Sciences, 2000, ğ.els.net.

 

 

 

Paylaşma linkleri