Cevap: 

Değerli Kardeşimiz

İnsanların simalarında ve ellerindeki farklılık protein yapılarıyla ilgilidir. Yani, proteinlerdeki çeşitlilik bu farklılıkları ortaya çıkarır. Proteinleri RNA’lar, RNA’lar da DNA’lar tarafından meydana getirilir. Proteinler, yan yana dizilmiş yüzlerce amino asit moleküllerinden hasıl olur. En küçük protein en az 300 amino asitten teşekkül etmiştir. Amino asiti meydana getiren azot, hidrojen ve oksijen moleküllerinden bir tanesinin bile bağlantı yerinin değişmesi, ya da amino asitlerden birisinin sırasının değişmesi, yeni bir proteini verir.

Yapısında 288 amino asit bulunan ve 12 farklı amino asitten meydana gelen bir protein molekülünün 10300 izomeri vardır. Yani 12 amino asitten meydana gelebilecek 288 moleküllü protein sayısı, 10 rakamının önüne 300 tane sıfır konmakla ortaya çıkacak sayı kadardır. İşin daha önemli ola yönü ise, bu kadar sayıda meydana gelebilecek proteinden sadece bir tanesi, o canlı için faydalıdır, diğerleri öldürücüdür. Bu proteinden, o canlı için binlerce adet yapılacaktır. Her seferinde istenen proteinin meydana gelme olasılığı 10-300 de bir ihtimaldir. Böyle bir şey tesadüfen olabilir mi? Ya da DNA veya RNA moleküllerine verilebilir mi?

İşte bütün bunlar Allah’ın kudret, ilim ve iradesinin eseridir. Allah’ı kabul etmek istemeyenler, ilim, irade ve kudret eseri olan bu yapıları atomlara verip, onları; ilim, irade ve şuur sahibi yapıyorlar. Onlar bir olan Allah’ı kabul etmeyip, her bir atoma bir ilah kadar güç, kuvvet ve ilim vererek, atomlar sayısında ilahları kabul etmiş oluyorlar.
Böyle insanların basireti, yani kalp gözü kapanmış olduğu için hakikati görememektedirler. “Tuh onların akıllarına” demek gerekir.

Selam ve Dua ile..

Prof. Dr. Âdem Tatlı

Paylaşma linkleri