Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Bir eser varsa mutlaka bir ustası olacaktır. Hele bu eser planlı ve programlı, ölçülü ve intizamlı ise, ustasının gayet mahir ve her şeyi bilen ve planlayan birisi olduğunu gösterir. Mesela, sizin üzerinizdeki elbise, sizin vücudunuza göre, ölçülüp biçilmiş ve gayet intizamlı bir şekilde dikilmiş. Şimdi siz, üzerinizdeki bu elbisenin bir ustasının olmadığına, tesadüfen veya tabiatın eseri olarak ortaya çıktığına, bir ilkokul çocuğunu ikna edebilir misiniz?

 Aklı başında olan herkes, böyle bir düşüncenin son derece saçma olduğunu söyleyecek ve bu teklife gülüp geçecektir. Üzerinizdeki elbisenin bir ustası olacak, fakat bedeninizin bir ustası olmayacak! Gözlüğünüzün bir yapanı mutlaka olacak. Fakat gözünüzün ustası olmayacak. Saatinizin ve telefonunuzun muhakkak bir yapanı olacak, ama kolunuzu ve kulağınızı yapan bulunmayacak! Onlar tesadüfen ve tabiatın eseri olarak, ya da kendiliğinden meydana gelecek, öyle mi?

Böyle bir düşünce size mantıklı ve akıllı bir davranış olarak geliyorsa, bu fikri kabul edebilirsiniz. Fakat vicdanının sesini dinleyen herkes, böyle bir fikrin bilimsel bir düşünce olmadığını, tamamen saçma ve hurafe olduğunu tasdik edecektir.

Bütün bu kâinattaki oluşumları Allah’a vermezseniz, kime vereceksiniz? Elmayı,  armudu, koyunu, keçiyi, seni ve beni, sivrisinek veya kaplumbağa mı yaptı? Ya da güneş mi bizi akıllı ve şuurlu kıldı? Bütün varlıkları ya sonsuz ilim, irade kudret sahibi Allah’a vereceksiniz. Ya da, her bir atomu, sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir ilah olarak alacaksınız. O zaman, bir ilâh’ı kabul etmeyip, atomlar sayısınca ilâhları kabul etmiş olacaksınız.

Bu iki şıktan birisini seçmekte serbestsiniz. İstediğinizi seçebilirsiniz

Selam ve dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri