Cevap: 

Değerli Kardeşimiz

Burada iki hususun iyi anlaşılması gerekiyor. Birisi, evrim kelimesinin değişme ve başkalaşma, farklılaşma ve evolüsyon gibi çok değişik mana ve mefhumların yerine kullanılmasıdır. Evrimin böyle kullanımı karışıklığa yol açmaktadır. Şayet evrim; değişme, başkalaşma ve farklılaşma yerine kullanılıyorsa, fail Allah olmak kaydıyla bunda itiraz edilecek bir yön yoktur.

Şayet evrimle bir türden bir başkasının tesadüfen meydana geldiği kastediliyorsa, yani evrim evolüsyon manasında kullanılıyorsa, o şekildeki bir yaklaşım ateizmin görüşüdür ve yaratılışa zıttır.

 Bir diğer önemli husus da, bilimin konusunun ne olduğunun bilinmesidir. Bilim, bir şeyin yapısını, şeklini, hangi unsurlardan meydana geldiğini inceler. Bunun nasıl meydana geldiğini incelemez. Yani bilim bir şeyin evrimle mi ortaya çıktığına, yoksa bir yaratıcının eseri mi olduğuna karar vermez.Bu görevi felsefe ve Semavî dinler yapar. Felsefe de, ya Semavî dinlerin doğrultusunda görüş beyan eder. Yani, her şeyin yaratıcısının bir olduğunu ortaya koyar, ya da bir yaratıcıyı devreden çıkararak her şeyi tesadüf, tabiat ve gelişigüzellikle açıklar. Bu konuda tartışma mevzuu olan, ilk insanın nasıl ve kim tarafından yaratıldığıdır. Felsefenin bu konudaki sözü delil olmaz. Çünkü, onun sahası değildir. Söz konusu çamaşır makinesinin ustasının kim olduğu ise, bu konuda binlerce fizikçi ve kimyacı makinenin beynini usta kabul etse, sözlerinin bir bağlayıcılığı yoktur. Aynı şekilde, fizikçi, kimyacı ve genetikçilerin,  bir takım fosil delillerinden canlılar arasındaki benzerliği ortaya koymaları, ancak bir sınıflamayı ve yakınlığı gösterir. Onların yaratıcılarının kim olduğunu açıklamaz. Ortaya konan yapılar arasındaki yakınlık ve benzerlik de, onların evrimle ortaya çıktıklarını değil, Allah’ın yarattığını ve yaratıcılarının bir olduğunu gösterir.

Selam ve dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

Paylaşma linkleri