Cevap: 

Değerli Kardeşimiz
 

Konu ile ilgi Risale-i Nur’un 32. Söz’ünde yer alan metin şu şekildedir: 

            “Bütün tabiatperet, esbabperest ve müşrik gibi, umu enva-ı eh-i şirkin ve küfrün ve dalaletin tevehhüm ettikleri şeriklerin namına bir şahıs farzediyoruz ki: O şahs-ı farazi, mevcudat-ı âlemden bir şey’e Rab olmak istiyor ve hakiki malik olmak dava etmektedir.”

Burada sözü edilen tabiatperset; Allah’ı tanımayıp tabiatı İlah kabul eden, bütün varlıkların tabiatın eseri olduğunu iddia edenlerdir. Esbabperest, Allah’ı inkâr edip, bütün varlıkların yaratılışını sebeplere verenler. Mesela elmayı elma ağacından, kuzuyu koyundan, yumurtayı tavuktan, evladı anne ve babadan bilmek, onların yarattığını vehmetmek gibi. Müşrik de, Allah ortak koşan. Yani Allah’ı kabul etmekle beraber, O’nun her şeye gücü yetmediğini vehmedip başka İlahları da kabul edenlerdir. Bu ve benzer felsefî düşünce taraftarlarının ortak noktaları; kâinattaki varlıkların yaratılışını Allah’a vermeyip, sebeplere veya tabiata veren, ya da Allah’a ortak koşanlardır.

Bediüzzaman, onların iddialarının tutarlı ve mantıklı tarafının bulunmadığını, atomdan galaksilere kadar her varlığın birbiriyle bağlı olduğunu, kâinata sahip olamayanın atoma da söz geçiremeyeceğini, temsillerle açıklıyor. Her şeyin sonsuz ilim, irade ve nihayetsiz kudret sahibi Allah’ın eseri olduğunu ispat ediyor. Daha geniş bilgi için, Bediüzzaman’nın Risale-i Nur Külliyatından 32. Söz’e müracaat edilmelidir.

Selam ve Dua ile..

Prof.Dr.Adem Tatlı

 

Paylaşma linkleri