Aklıselim sahibi her normal insan, ortadaki herhangi bir eserin, kesinlikle bir ustası olduğunu söyler. Beş duyusunu ve aklını kullanan en sıradan, tahsil görmemiş insan bile, eline aldığı herhangi bir kuşun, böceğin yahut sineğin, en küçük parçasının dahi nakışlarla süslenmiş olarak belli bir şekle, büyüklüğe ve forma sahip kılındığını görebilir. Yaratılışa karşı çıkan evrimciler de bunun farkında olduklarından, en katı evrimci Richard Dawkins bile şöyle der: "Biyoloji, bir gâye için tasarlanmış gibi gözüken kompleks şeyler hakkındaki bir çalışmadır."1Dawkins, eserlerdeki nakışı reddedemediği için "gibi gözüken" tabiriyle kendini teselli etmektedir. Aynı şekilde gâyeye uygun (teleolojik) yapılmış hücrenin içindeki organelleri ve hassas şekilde çalıştırılan muazzam biyokiyevî süreçleri hayranlıkla takip eden ve eserler üzerinde bir icranın işlediğini reddedemeyen evrimci Francis Crick, buna rağmen inat ederek "Akıldan çıkarılmamalıdır ki, gördüğümüz biyolojik nesneler tasarlanmamış, evrimleşmiştir."2 diyerek düşüncesinde direnmektedir. Dawkins, Crick ve Darwinizm taraftarlarına göre, biyolojik nesnelerde bir plân ve düzen görünmesine güvenilmemelidir. Onlara göre, biyolojik sistemlerde bir nizam, plân ve organizasyon görmeye bizi götüren herhangi bir düşünce aldatıcıdır ve yanlış yola girmektir(!)

Ancak, herhangi bir eserdeki plânı, projeyi ve tercihli formu görüp de bunun aldatıcı olduğunu söylemenin bir mantığı yoktur. Aslında, canlılardaki dizayn ve düzene, mükemmel işleyişe rağmen gözlerini kapatanlar kendileri yanlış yola girmiştirler. Bu sebepten evrimciler, aldatıcı olarak niteledikleri düzen ve nizamın, gerçekten öyle olup olmadığını anlamak için kesin analizler ile canlı organ ve sistemlerinde bir ilim ve iradenin geçerli olmadığını göstermelidirler. Tabii ki buna paralel olarak, Darwinci seleksiyon mekanizmalarının canlılardaki mükemmelliği ve organizasyonu nasıl ortaya çıkardığını da ortaya koymalıdırlar. Fakat Darwinizm bu şekilde hiçbir deney ve gözlemle böyle bir mükemmelliğin kendi kendine ortaya çıkabileceğini gösterememiştir. Şimdiye kadar gördüğümüz gibi, Darwin teorisi, en başta indirgenemez kompleks moleküler makinelerin ortaya çıkışını izahta başarısızlığa uğramıştır.

Yaratılışın hayranlık içinde idrâk edilmesinde anahtar delil olan belirlenmiş kompleksliğin, nasıl kendi kendine ve tesadüfen sergilendiğini göstermek için Darwinci araştırmacılar, kesin olarak doğrulanmış ve formül hâline getirilmiş analizler sunmalıdır. Ateist olmayan bilim adamları, yaratılıştaki harikalıkları göstermek için, biyolojik eserler üzerindeki mükemmel plân ve organizasyonu tarif etmek üzere genel olarak mühendislik terimleri ile analoji kurarak sistemin ve düzenin bir Yaratıcısı olduğunu nazara vermek isterler. Çünkü bir inşaat veya bir motor, nasıl bir mühendisi gerektiriyorsa, biyolojik motorlar ve mimarî sistemler de bir Yaratıcı'yı iktiza etmektedir. Ancak, canlılardaki teknoloji, insanın mühendislik kabiliyetlerinin çok ötesindedir ve biyolojideki tesadüfleri reddeden bu mükemmelliğin tabiî seleksiyon ve mutasyonla kendi kendine ortaya çıkması akılların kabul etmeyeceği muhaller üstü bir muhaldir.

Peki, o zaman evrimciler, indirgenemez kompleks sistemlerin ölçülüp biçilmiş mimarî ve mühendislik analizleri neticesinde çıkarılan matematik, mantık ve hikmet yüklü hesapları neye bağlayacaklar? Buradaki detaylı teknik hesapları ancak ilgili organ ve sistemlerle meşgul olan uzmanlar en iyi bilir; fakat bu uzmanlardan hiçbirisi bu indirgenemez kompleks sistemlerin, farazî ön atalardan Darwinci mekanizmalar ile evrimleşmesi ihtimalini kabul etmeyecektir.

İndirgenemez kompleks bir sistemin "basit başlangıca sahip bir ön atadan" evrimleşmeye başlaması için hayatta kalacak ve neslini devam ettirecek kadar bir mükemmelliğe sahip olması gerekir ki, o zaman bu canlıya "basit ön ata" denilemez. Bu ön ata, basit değil de zaten evrimleşmiş ise, baştan itibaren indirgenemez kompleks sistemlere sahip demektir ki, bu takdirde son hâldeki form mükemmel hâliyle yaratılmış demektir.

Buradaki en önemli husus, eğer bir ön atanın muhtemel bir ara forma evrimleşme ihtimali imkânsıza yakın derecede küçükse, o zaman, o basit ön atanın her biri indirgenemez kompleks sistemlere sahip çok sayıda ara formlardan geçerek, nevi şahıslarına münhasır türlere dönüşmesinin tamamen sıfır olduğudur.

Ateist evrimin çözmesi gereken büyük problemler
İndirgenemez kompleks moleküler makinelerin ortaya çıkarılması için gerekli olan başarılı evrim değişmelerinin tesadüfen, herhangi bir aşkın irade ve kudrete ihtiyaç duymadan, kendi kendine, koordine edilmeye çalışılmasında, Darwinci mekanizmalar aşağıda sayacağımız büyük problemlerle karşı karşıyadır.3

1. Parçaların yapılmalarındaki imkân ve ihtimal: Göz, beyin veya bakteri kamçısı gibi indirgenemez kompleks biyolojik sistemlerin, basit bir ön yapıdan kendi kendine evrimleşmesi için gerekli olan parçalar kolay bir şekilde elde edilebilecek basitlikteki şeyler midir?

2. Senkronizasyon: Her biri seçilmiş olan bu parçalar, evrimleşecek yapıya dâhil olması gereken en doğru zamanda ortaya çıkması gerektiğini nasıl bilebilirler?

3. Lokalizasyon: Bu parçalar, doğru zamanda, evrimleşen yapıya dâhil olmak üzere hazır olsalar bile, sisteme eklenen bu parçaların her biri, sistemin işleyişine zarar vermeden nasıl olur da, doğru sırada sürece dâhil olabilir, bulunduğu durumdan ayrılabilir ve hiçbir bilgiye sahip olmadan, evrimleşen sistemin "idare merkezindeki bilgiye" uygun hususi bir davranışı sürdürebilir.

4. Çapraz reaksiyonların müdahalesi: Doğru parçaların doğru zamanda ve doğru yerde bir araya getirilebileceği bir durumda, evrimleşen sistemin "hassas ayarlı yapım bölgesine" yanlış parçaların bağlanarak sistemin çalışmasını engellemesinin önüne nasıl geçilebilir?

5. Arayüz uyuşması: Giderek evrimleşen ve mükemmelleşen bir sisteme dâhil olması için bir araya getirilen parçaların, birbirine geçmesi, sıkıca bağlanıp bir arada durmaları ve böylece birlikte fonksiyonel bir sistem olarak çalışmaları için, karşılıklı olarak birbirine bağlanma açısından uyumlu olmaları nasıl temin edilebilir?

6. Birleşme sırası: Bütün doğru parçalar doğru yere, doğru zamanda ulaştırılsa ve arayüzleri de tam bir uyuma sahip olsa bile, fonksiyonel bir sistem oluşturmak için kendiliğinden doğru sırada birleşebilirler mi?

7. Nihaî şeklin tercihi: Doğru sırada birleşmeleri kararlaştırılan bütün parçalar elde olsa bile, bu parçalar, düzgün işleyen bir sistem oluşturması için son hâlinin ince ayarına ait olması gereken biçimleri doğru bir şekilde alabilirler mi?

Bu problemlerin üstesinden gelmenin ne olduğunu görmek için, bir ev inşa etmeye kalkışmış bir müteahhit olduğunuzu hayal edin. Eğer, evin inşa edilmesinde başarılı olacaksanız, bu büyük problemlerin her birinin üstesinden gelmeniz gerekecektir.

Öncelikle, evi inşa etmek için ihtiyaç duyacağınız (meselâ, tuğlalar, tahta ve beton direkler, gereken yerlerde demir aksam, elektrik kabloları, pencere camları, kapı kolları, bataryalar ve borular gibi) bütün maddelerin var olduğunu yani sizin kullanımınız için elde edilebilir olduklarını belirlemek zorundasınızdır. İkinci olarak, ihtiyacınız olan bütün bu maddeleri makul bir süre içinde elde edebileceğinizden emin olmalısınız. Meselâ, sipariş verdiğiniz kritik öneme sahip bir madde eğer yıllar sonra elinize geçecekse, o zaman, evi bitirmeyi söz verdiğiniz tarihe kadar bitiremezsiniz. Bu yüzden, ihtiyacınız olan maddelerin elde edilebilirliğinin düzgün bir şekilde ayarlanmış olması gerekir. Üçüncü olarak, ihtiyacınız olan bütün maddelerin evi yapacağınız inşaat bölgesine taşınması gerekir.

Dördüncü olarak, inşaat bölgesini, evi tahrip edecek ya da inşa edilmesine engel olarak bütün maddelerden temiz tutmanız gerekir. Meselâ, inşaat alanının, radyoaktif çöp boşaltım yeri olması veya inşaat alanında son derece patlayıcı minerallerin bulunması, bu yere bir ev inşa edilmesini önleyecektir. Eğer çok miktarda çöp (konserve kutuları, kırılmış malzemeler, atılmış gazete kâğıtları gibi ev inşaatı gereksiz maddeler) inşaat sahasına girmenin bir yolunu bulursa, bu hurda yığınını ayıklamak, evin inşaatı için gerekli maddeleri bu çöplük içinden bulmak çok zor olabilir ve evin inşası mümkün olmaz. Çapraz reaksiyonların müdahalesi olarak tanımlanabilecek bu durumda, gerekli maddeler seçilip inşaat alanına gitmek için kendi yollarını bulamaz ve kullanışlı bir evin inşa edilmesini engeller.

Beşinci olarak, evin inşası için doğru cins maddelerin tedarik edilmesi tek başına yeterli değildir. Bir müteahhit olarak, bu parçaların birbirleri ile düzgün bir şekilde uyumlu olmalarını da sağlamanız gerekir. Cıvata ve somunların, borular ve onların içinden geçecek tesisatların, elektrik kabloları ve kabloların gömüldüğü kanalların birbirlerine uyumlu olarak, hesaplanmış olan yerlere yerleştirilmesi gerekir. Elbette, tek başına ele alınan her bir parça, evlerin inşasında iyi bir malzeme olarak çalışabilme kabiliyetinde olabilir. Ancak, bu sizin rastgele yapacağınız sadece başınızı sokacak herhangi bir ev değildir, belli fonksiyonların beklendiği özel bir evdir. Böyle özel bir ev, inşaat sahasındaki parçaların birbirine uygun olması ve birbirlerine doğru şekilde bağlanması ile kullanışlı hâle gelebilir. Kısacası, bir müteahhit olarak, inşaat sahasına getirdiğiniz parçaların sadece genel olarak ev inşasında kullanılan maddeler olmasını değil, aynı zamanda bu parçaların birlikte düzgün bir şekilde çalışabilmesi için arayüz uyumluluğuna da sahip olmasını sağlamanız gerekir.

Altıncı olarak, inşaat sahasında sadece doğru maddelerin hepsi bulunmuş olsa bile, bu malzemenin doğru sırada bir araya getirilmesi gerekir. Meselâ, önce temellerin atılması gerekir. Eğer, önce evin duvarlarını diker, sonra duvarların altına temel atmaya çalışırsanız, inşaatınız başarısızlıkla neticelenir. Kullanışlı bir evin üretilebilmesi için, doğru maddelerin, doğru birleşme sırasında bir araya getirilmesi gerekir.

Yedinci ve son olarak, doğru inşaat malzemelerini doğru bir sırada bir araya getirseniz bile, malzemelerin düzgün bir şekilde yerleştirilmesi gerekir. Bu yüzdendir ki, bir müteahhit olarak, duvar ustası, su tesisatçısı ve elektrikçiler çalıştırırsınız. Bu ustalara sadece doğru inşaat malzemelerini doğru bir sırada bir araya getirsinler diye değil, aynı zamanda doğru bir şekilde bu birleştirmeleri yapsınlar diye ücret verirsiniz. Meselâ, tuğlaları alıp bir duvar yapmak için doğru bir sırada birleştirmek gerekir. Eğer tuğlalar değişik bir açıda birleştirilmiş veya küçük bir dürtmede yıkılacak gibiyse, maddeleri birleştirme sırası doğru olsa bile, birleştirme şekli doğru olmadığı için, kullanışlı bir ev inşa edilemez. Diğer bir deyişle, doğru maddelerin doğru sırayla birleşmesi yeterli değildir; buna ek olarak, parçalar birbirleri ile birleşirken doğru konfigürasyonda da olmalıdır.

Bu örnekten hareket edersek, bir müteahhit olarak, bu problemlerin hiçbirisini başa çıkılamaz olarak görmezsiniz. Bunun sebebi, akıl sahibi bir fail olarak, büyük resmi görmenizdir. İleriye bakarak nereye doğru gittiğinizi ve neticede meydana gelecek olan ürünün ne olduğunu görebilirsiniz. Bu yüzden de her bir problemle başa çıkmak için gerekli olan müdahalelerin hepsini düzenleyebilirsiniz. Evin inşası için mimarî bir plâna ait çizimleriniz vardır. Bir evi inşa etmek için gerekli maddelerin neler olduğunu bilirsiniz. Bu maddeleri nasıl tedarik edeceğinizi bilirsiniz. Bu maddeleri doğru zamanda doğru yere nasıl koyacağınızı bilirsiniz. İnşaat alanınızı, yıkıcılardan, hırsızlardan, inşaat artığı enkazdan, hava şartlarından ve inşa etme gayretinizi boşa çıkaracak diğer şeylerden nasıl koruyacağınızı bilirsiniz. İnşaat malzemelerinizin düzgün bir şekilde birbirine uyumlu olmasını ve böylece bir araya geldiklerinde uygun şekilde nasıl çalışacaklarını bilirsiniz. İnşaat malzemelerinin bir araya getirilmesine dair doğru sırayı bilirsiniz. Son olarak, usta işçileriniz sayesinde bu malzemelerin doğru konfigürasyonda nasıl düzenleneceğini de bilirsiniz. Bütün bu nasılları-bilmek bir akıldan ve ilim sahibinden kaynaklanır ve bu nasılları-bilmek sizin bir ev inşa edebilmenizin sebebidir.

Örnekten hakikate geçersek, tesadüfî genetik varyasyonlar ve tabiî seleksiyon isimli Darwinci mekanizmalar, bu nasılların hiçbirisini bilme imkânına sahip değildir. Bu mekanizmaların bir aklı ve ilmi yoktur; bütün bunlar, sadece İlâhî icraatın biyolojik âlemde işleyişine verilen isimlerdir. Bu mekanizmalardan birisi, biyolojik yapıların içinde bulunduğu ortama uygun değişiklikler geçirmesi için yaratılıştan sahip kılındıkları genetik potansiyelin kendini göstermesi (adaptasyon), diğeri ise ekosistemdeki gıda zincirinin ağırlıklı olarak işleyişinde güçlü ve sağlıklı olanların hasta ve sağlıksız olanları gıda olarak tüketmesidir (tabiî seleksiyon). Ancak bu Darwinci mekanizmalar, İlâhî ilim ve kudreti kabul etmeyenler için sadece geçici tatmin sağlayan çarpıtılmış ve aldatıcı kavramlardır.

Bu Darwinci mekanizmaların, bir bakteri kamçısını evrimleştirmek için yukarıda saydığımız yedi büyük problemi nasıl ortadan kaldırabileceğini hayal edelim! İşe, kamçısı olmayan bir bakteri ile kamçısındaki proteinleri kodlayan hiçbir gene ve bu genlerin hiçbir homologuna sahip olmadan başlarız. Evrimciler böyle bir bakterinin zaman içerisinde, tamamıyla fonksiyonel bir kamçıyı bir araya getirilmesi için gerekli genlerin, tam bir takımına sahip bir bakteriye evrimleştiğini varsayarlar. Bu durumda, bakteri kamçısının evrimleşmesi için Darwinci mekanizmalar, sayılan yedi problemi ortadan kaldıracak bütün biyokimyevî reaksiyonları koordine etmede yeterli midir? Bu soruya evet diye cevap verebilmek, Darwinci mekanizmaya aşırı derecede imkân dışı olan yaratıcı güçleri atfetmektir.

Bunu görmek için, her biri bakteri kamçısının evrimi için engel oluşturan bu yedi probleme sırasıyla bakalım. Darwinci mekanizma yeni proteinler oluşturabilir mi? Yeni proteinlerin üretilmesine ait hücre içindeki protein sentez mekanizmalarının kompleks süreçler ve protein katlanmasındaki hassas ayarlar tesadüfen ortaya çıkabilir mi? Bu sorulara verilecek cevap: "Son derece ihtimal dışıdır."

Bir organizma, döllenmiş bir yumurtadan bir yetişkin oluncaya kadarki gelişmesinin her safhasında, doğru zamanda (senkronizasyon) hususi inşa programlarına ihtiyaç duyar, zamanlamada bir aksama olursa canlı ölür, dolayısıyla evrimleşemez.

Herhangi bir sistem için hazırlanmış maddelerin, yeni meydana gelmekte olan bir sisteme tahsis edilerek, yeni görevler üstlenmesi için, yeni bilgiye ve programa ihtiyaç vardır. Şayet yeni bir sistem evrimleşerek ortaya çıkacaksa, mevcut olan bir sistemle işe başlaması ve daha sonra da bu sistemin diğer sistemlerle önceden bütünleşmiş parçaları yerine, kendisine gerekli parçaların getirilmesi ve böylece değiştirilmesi gerekir. Ancak, nispeten daha basit eski parçaların serbest kalıp, diğer bir sistemin inşa alanında kendine bir pozisyon bulması ve böylece, eski bir sistemi, güçlendirilmiş bir fonksiyona sahip yeni ortaya çıkan bir sisteme dönüştürmesi ne kadar muhtemeldir? Birden fazla parçanın aynı zamanda, aynı yerde, yeniden pozisyon alması ihtimali, parçaların sayısı artıkça daha da akıl dışı olacaktır (lokalizasyon problemi). Çünkü herhangi bir biyokimyevî sistem kendi bütünlüğünü koruma eğiliminde yaratılır ve sadece sisteme uygun olan proteinlerle birleşir ve sistemi bozacak, başıboş proteinler sistemden uzak tutulur. Aynı zamanda bir sistemde vazife yapan proteinler normal işleyiş içerisinde, kendi kendilerine o sistemden ayrılıp başıboş kalmazlar, bunun için gen duplikasyonu, düzenleme değişimleri ve nokta mutasyonları gibi kompleks genetik değişmeler gerekir.

Evrimcilerin beklentisine göre göz, kulak veya bakteri kamçısı gibi kompleks organların öncüsü veya atası(!) olan formlar, bu süreç boyunca etrafta olmak zorundadır. Bu öncü ata formlar, aynı zamanda kendi içlerinde fonksiyonel sistemlere sahip olmalı ve bunların, daha önce başka süreçler için tesadüfen oluşmuş(!) parçalarla birleşme veya değişme yaparak, evrimleşen yeni formdaki sisteme uymaları gerekir. Bunun için de parçaların, o öncülerin inşa noktasında pozisyonlanmaları gerekir. Fakat böyle bir hâdisenin olabileceğini düşünmek için hiçbir sebep yoktur. Diyelim ki, burada oluşacak organel, su içinde yüzen bakterinin kamçısı olsun. Su içinde yüzen proteinler, (meselâ, protein çöpçüleri olarak bilinen proteozomlar tarafından) parçalanma ve geri dönüşüme atılma eğilimindedir. Fakat biz, taviz olarak kamçının inşa noktasında yeni proteinlere daha açık olduğunu farz edelim ve böylece, problemi azaltıp, hâlletme ihtimalini artıralım. Bu durumda, kamçının evrimine yardım edebilir, maddelerin ortama kolayca girmesini sağlayabiliriz; fakat aynı zamanda bakterinin içinde yaşadığı ortam, kamçının evrimini engelleyecek maddelere de açık hâle gelmiş olur. Daha açık söylersek; lokalizasyon probleminin ortadan kalkmasının kolaylaşması derecesinde, çapraz reaksiyon müdahalesinin zorluk derecesi artar.

Darwinci mekanizmanın bir sistemi evrimleştirmesi için, mutlaka, daha önceden bir başka sistem için hedeflenmiş parçaları yeniden düzenlemesi gerekir. Ayrıca bu yeniden düzenlenmiş parçaların evrimleşen sistemle düzgün bir şekilde birbirine geçmesi veya bağlanması gerekir. Eğer böyle olmazsa, evrimleşen sistem, fonksiyonunu düzgün yerine getiremez ve tabiî seleksiyon için daha fazla avantaj sunamaz (Çapraz reaksiyon müdahalesi problemi). İşte akılsız ve şuursuz evrimin ürünleri, geçici ve tesiri olmayan birer yama gibidirler. Daha önce başka gâyeler için yapılmış olan parçaların bir araya getirilip yapıştırılmasıyla oluşturulmuş sistemlerdir. Eğer bu parçalar ortak standartlara ve gâyelere göre anlaşıp üretilmiş olsalardı, bir araya geldiklerinde işe yarayabilirlerdi. Ancak, tesadüflere bağlı işleyen evrimcilerin tabiî seleksiyonu, ânlık tatmin ile işleyen bir mekanizma olarak, evrimin ürünlerini standardize edecek bir kapasiteye sahip değildir.

Farklı otomobil markaları tarafından üretilen arabalar, oldukça birbirine benzer olmalarına ve aynı fonksiyonları, aynı şekilde yerine getiren alt sistemlere ve parçalara sahip bulunmalarına rağmen, her iki arabanın parçaları birbirine uyumlu olmayacaktır. Bir arabanın pistonunu diğerininki ile değiş tokuş yapamazsınız veya her iki arabanın cıvatalarını, vidalarını ve somunlarını birbiri ile değiştiremezsiniz. Bunun sebebi, her iki arabanın birbirinden bağımsız olarak farklı standartlara ve anlaşmalara göre tasarlanmış olmasıdır. Aslında, farklı fonksiyonel sistemlerin uyumluluklarını kolaylaştıran ortak standartlar ve anlaşmalar sadece bu sistemlerin tasarlandığına değil aynı zamanda, bu standardizasyondan ortak bir aklın ve ilmin sorumlu olduğuna da işaret eder. Ancak, Darwinci mekanizma yeryüzündeki hayat şartlarının tamamını bilecek bir ilim ve akıldan yoksundur.

Darwincilerin iddiasına göre, evrimleşme için ilâveler ve modifikasyonlar gerekir; fonksiyonel olan mevcut sistemlere yeni parçalar eklediği gibi, bu sistemlerde önceden var olan parçaların da ayarlanması yapılır. Böylece güçlenmiş veya yeni fonksiyonlara sahip yeni sistemler meydana getirir. Şimdi, yeni bir parçanın zaten fonksiyonel olan bir sisteme ilk eklendiği zaman neler olacağını düşünelim. Bu durumda, önceki sistem, yeni oluşan süpersistemin bir alt sistemi olacaktır. Bu altsistemin birleşme sırası, en azından başlangıçta, tek başına bağımsız bir sistem olduğu zamankinin aynısı olacaktır. Ancak, genel olarak, bir alt sistemin parçalarının belirli sıra ile bir araya getirilebilmesi, bu parçalar bir süpersistem ile birleştiğinde de aynı sıra ile bir araya getirilebilecekleri mânâsına gelmez. O zaman, birleşme sırası, sayısız yollar içinden nasıl doğru yolu bulup uygun adımları atabilmiştir? Çoğu biyolojik sistem için, birleşme sırası sabittir, kolay kolay değişmez, önemli değişimlere izin vermez. Bu yüzden, evrimleşen bir sistem için Darwinci mekanizmanın, sadece doğru parçaların ortaya çıkışını değil, aynı zamanda birleşmelerinin de doğru sırada olmasını koordine ettiğini gösterecek delil getirme yükümlülüğü Darwincilerin üzerindedir. Ancak, Darwinizm bu şekilde hiçbir şey gösterememiştir.



Kaynaklar

1. Dawkins, R. (1986): The Blind Watchmaker, 1. Baskı

2. Crick, F. (1988): What Mad Pursuit. New York: Basic Books, p.138.

3. Menuge, A.(2004): Agents under Fire: Materialism and the Rationality of Science (Lanham, MD: Rowman and Littlefield).

(Prof.Dr.Arif SARSILMAZ)

Paylaşma linkleri