Cevap: 

Değerli Kardeşimiz

Bir şeyin mükemmelliği onun sürekli varlıkta kalmasını gerektirmez. İnsan en mükemmel bir varlıktır, ama ölüme mahkumdur. Bazen doğuşundan birkaç saniye içerisinde vefat edip gitmektedir. İnsanların bir ferdi, kompleks yapısı itibariyle ve taşıdığı mükemmel değerler bakımından diğer canlıların türleri mesabesindedir.  Kâinatta varlıklar var olmalarıyla, kendilerini var eden Allah’ın varlığına şahitlik yaptığı gibi, ölüp gitmeleriyle de -kendilerini öldüren- Allah’ın varlığının devamlılığına ve ebediliğine şahadet etmektedir.

Yok olan türlerin varlığının, şu anda devam eden türlerin varlığından az mükemmel olduğunu kimse iddia edemez. Akıllı insanlar, Darwin’in tabii seleksiyon saçmalığına inanmak zorunda mıdır?

Mükemmellik her varlığın kendine mahsus yanları vardır. Bir devenin boynunu, bir filin kuyruğuyla kıyaslayamazsınız. Biri için uzunluk, diğeri için kısalık mükemmelliktir.

Bir karıncanın ince belini, Hacivat oyunundaki kuklalar için kullanmak bile komiktir. Fakat karıncalar için en mükemmeldir.

 "Yirmilik dişlerin insan için bir kusur olduğu, bu günkü bilim dünyasında kabul görüyor" olduğunu farz etsek bile, bunun gerçekten hikmetsiz olduğuna karar vermek için yeterli bir delil olmaz.

Çünkü; şimdiye kadar onlarca defa “ak” dediğine “kara”, kara dediğine ak diyen bir bilim dünyasının yabancısı değiliz. Daha birkaç yıl öncesine kadar anne sütünü çocuk için zehir olarak kabul eden bilim çevreleri, şu anda onun eşsiz bir panzehir olduğunu itiraf etmek zorunda kalmıştır.

- Yine birkaç yıl öncesine kadar apandisit denen barsak memesini fuzuli bir parça olarak değerlendiren bilim dünyası, şu anda onun da bir bademcik kadar önemli olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştır.

- Bu arada bir kadının kafa tasının bir parçasıyla, bir şempanzenin kafatasının bir parçasını bir araya getirmek suretiyle, insanların maymundan geldiği tezini doğrulamak uğruna bilime iftira eden sahtekâr bilim filimcilerini de unutmamak gerekir.

- Kâinatın her tarafında aynı mükemmelliği aramak yanlıştır. “Her şey zıddıyla bilir.” kaidesi gereğince, İlahî hikmet bazı şeylerin güzelliğini yanındaki çirkin olanın varlığıyla göstermek ister. Bu çirkin denen varlık da dolaylı olarak güzellik kazanmış olur. Söz gelimi, gecenin karanlığı Ayın mehtabını daha güzel gösterir. Onun için mehtaplı geceler aşıkların divanlarına geçmiştir. İnsanlar da bu gerçeği gördükleri için, bazen güzel donanıma sahip bir parkta çok değişik çirkin bir kütük, bir kayalık, birkaç taş koymak suretiyle, onun manzarasının güzelliğini ve de mükemmelliğini bir kat daha artırmayı hedefliyorlar.

- İnsanın ağzı küçükken ona göre küçücük dişleri takan, ağzı büyüyüp büyük lokmalar almaya ihtiyaç hissedince de küçük dişleri söküp, yerine uygun büyük dişleri takan eşsiz ilâhî kudret ve mükemmel Rabbanî hikmet, hiç mümkün müdür ki, yirmilik dişini abes olarak yaratsın veya onun izni olmadan o kendi kendine fuzuli olarak gelmiş olsun...

Sadece insanlara belli bir zaman dilimi olan 20 yaş dişi olarak ders vermesi bile önemlidir. Ya birde 20-21-….40 yaş dişleri de olsaydı?.. Demek ki her şey sonsuz bir ilim ve hikmet pergeliyle işleyen bir kudretin takdirinin yansımasıdır. “Allah bes, gayrı heves...”

Apandisit için İlavi bilgi İçin Tıklayınız
 

Selam ve Dua ile..

 

Paylaşma linkleri